|
ŞAM (CİHAN)- Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, Ramazan Bayramı'nın ardından İran'a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Esad, Tahran ziyaretinde İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile bir araya gelecek. Esad ve Ahmedinejad görüşmesinde ikili ilişkiler ve bölgesel konular değerlendirilecek. Esad'ın ziyareti, zamanlaması açısından da önem taşıyor.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ramin Mihmanpervez dün gerçekleştirdiği haftalık olağan basın toplantısında Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın İran'ı ziyaret edeceğini duyurdu. Sözcü Mihmanpervez, Suriye lideri Esad'ın Ramazan Bayramı'nın ardından Suriye'ye gerçekleştireceği ziyarette, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile bir araya geleceğini, görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ilişki sürecinin değerlendirileceğini söyledi.
Suriye Devlet Başkanı Esad, İran'ı son olarak Ağustos 2009'da ziyaret etmişti. Esad'ın İran'a gerçekleştireceği ziyaretin zamanlaması da dikkat çekiyor.
Lübnan ve İsrail askerleri arasında Ağustos ayı başında gerçekleşen sıcak çatışma bölgede tansiyonu yükseltmişti. İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki yaptığı açıklamada bölgede olası çatışmanın sadece bölge ile sınırlı kalmayacağı uyarısında bulunmuştu. Mutteki, Suriye'den yaptığı açıklamada Lübnan'a yönelik bir saldırıya sessiz kalmayacaklarını belirtmişti.
İki gün önce de Lübnan Başbakanı Saad Hariri gece geç saatlerde Şam'a gelerek Esad ile görüştü. Sahurda da devam edilen görüşmede Hariri ve Esad, bölgedeki gelişmeleri ve Lübnan'daki son durumu ele aldı.
Öte yandan Kuveyt'te yayınlanan Al - Rai gazetesi, Lübnan merkezli Şii Hizbullah grubu ile Suriye'nin İsrail'e karşı güç birliği oluşturacağını öne sürdü. Gazete, Hizbullah ile Suriye'nin potansiyel savaş ceplerini bölmek amacıyla ortak bir güç kurma konusunda anlaştıklarını yazmıştı.
Al-Rai gazetesine konuşan kaynaklar, Hizbullah ve Suriye'nin askeri güçlerini koordine edecek bir ortak karargah kurma konusunda anlaştıklarını ve karargah komutasının da biri Suriyeli diğeri Hizbullah'tan olmak üzere iki komutanda olacağı iddia etmişti. |
Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open 'images/upload/thumbs/150x100/bilgisayar_tank_ve_tufekten_daha_onemlijpg' for writing: Disk kotası aşıldı in /home/habersa/domains/habersahifesi.com/public_html/SimpleImage.php on line 40 MOSKOVA (CİHAN)- Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, ülkenin Orenburg kentinde yeni açılan askeri okul öğrencileriyle bir araya gelerek önemli tavsiyelerde bulundu. Medvedev, "Bugün bilgisayar, otomatik tüfek ve tank gibi silahlardan daha önemli" dedi.
Başkan Medvedev, Rusya'da geleneksel 1 Eylül yeni öğretim yılını Kazakistan sınırındaki Orenburg kentinde kutladı. Orenburg'ta Kadet (Askeri okul) Okulu'nun açılış merasimine katılan Medvedev, ülkenin her bölgesinde bu tür askeri okul sayısını artıracaklarını kaydetti. Rusya Başkanı, "Sizler burada okuyan ilk çocuklar olacaksınız. Bu büyük şeref ve büyük mutluluk. Çünkü, burada gerçekten de her şey akıl ve teknolojiyle yapılmış. Çağdaş eğitim kurumları böyle olmalı. Biz eğitimimizin modernleştirilmesiyle uğraşıyoruz ve bunun için para harcıyoruz." diye konuştu.
Daha sonra Medvedev, okulu gezerek sınıfları dolaştı. Bir sınıfta geleceğin askerleri olacak çocuklarla muhabbet eden Medvedev, kendilerine önemli tavsiyelerde bulundu. Bilgisayar kullanmayı bilmenin önemli olduğunun altını çizen Rusya Başkanı, "Bilgisayar kullanmasını bilmeyen insan normal bir subay olamaz, vatanının savunucusu olamaz ve genelde ekonomimizin başka alanlarında çalışamaz. Bugün bilgisayar otomatik tüfek ve tank gibi silahlar kadar önemli. Ama daha ciddi söyleyeyim, bilgisayar daha önemli." dedi.
Rusya Eğitim Bakanlığı'na göre, 1 Eylül'de 1,5 milyon çocuk ilk eğitimine başlıyor. Bu rakam, 2009 yılına göre 50 bin fazla. Toplam olarak Rusya'da okullarda 12,8 milyon çocuk eğitime başladı. Bu da geçen yılla kıyaslamada 150 bin az az. Demografik durumdan kaynaklanan sorun 1998 yılından bu yana yaşanıyor.
|
|
KOPENHAG (CİHAN)- Danimarka Başsavcısının Roj TV davasının açıldığını duyurmasının ardından Danimarka Polisi'nin dün Roj TV merkezine baskın düzenlediği öğrenildi. Polis, başkent Kopenhag'da bulunan merkezdeki bilgisayarlara ve dosyalara el koydu. Edinilen bilgilere göre baskın sırasında gözaltına alınan kimse olmadı. Danimarka polisinden konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmedi ancak 6 yıldır soruşturmayı yürüten Savcı Lise-Lotte Nilas baskını doğruladı.
Öte yandan Başsavcısı Joergen Steen Soerensen'in dün yaptığı açıklamada Roj Tv'nin PKK'nın ve onun bir kolu olan Kontra-Gel'in eylemlerini teşvik ettiğini açıklamasının arından gözler Radyo Televizyon Üst Kuruluna çevrilmişti. Herkes, daha önce iki kez Roj Tv'nin PKK propagandası yapmadığı yönünde karar veren Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun davanın açılmasının arından televizyonun yayın lisansını iptal edip etmeyeceğini merak ediyordu. İşte bu açıklama bugün öğlen saatlerinde Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı Christian Scherfig'den geldi. Danimarka devlet televizyon DR'ye konuşan Scherfig, şu an için Roj TV'nin lisansının iptal edilmesinin söz konusu olmadığını ifade etti. Başsavcının açıklamalarının ardından Roj TV'nin daha yakından takip edileceğini ifade eden Scherfig, "Savcılık makamında yeni deliller varsa bunları dikkate almak zorundayız." dedi. Kendilerinin Radyo Televizyon Üst Kurulu olarak birkaç yıl önce Roj TV'nin yayınlarını incelediklerini belirten Scherfig, bu süre içerisinde televizyonun yayın anlayışının değişmiş olabileceğini ifade etti.
|
PARİS (A.A) - Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Washington'da perşembe günü başlayacak Ortadoğu barış görüşmeleri için ''En iyi müzakere biçimi, çabuk olanı'' dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, ''En iyi müzakere biçimi, çabuk olanı. Herkes barış için gerekli çözüm parametrelerini biliyor. Müzakerelerin uzun sürmesi sorunun çözümüne yardımcı olmayacak'' dedi
Sarkozy, iki tarafta da siyasi iradenin ortaya konulmasının, çözüm için önemli olacağını söyledi. Mübarek, basın toplantısında, gerek Filistin gerek İsrail tarafının sorumluluk üstlenerek, görüşmelerde barış için ortaya çıkan bu fırsatı değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. |
|
ATİNA (A.A) - Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças, "Türkiye'nin, Yunanistan'ın Ege'de karasularını 12 mile çıkarmasını savaş nedeni sayma (casus belli) kararının iptal edilmesinin, olumlu bir adım olacağını" söyledi.
"Türkiye'nin, Yunanistan ile olan ilişkilerde son zamanda olumlu mesajlar vererek, olumlu hareketlerde bulunduğunu" ifade eden Druças, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, iki ülke ilişkilerinin iyileştirilmesi konusundaki açıklamalarında samimi olduğuna inandığını" belirtti.
Druças, "Türkiye'nin, Yunanistan'ın Ege'de karasularını 12 mile çıkarmasını savaş nedeni sayma (casus belli) kararıyla" ilgili sorular üzerine, "Bunun kabul edilemez olduğunu ve böyle bir şeyin hiçbir zaman olmaması gerektiğini" kaydetti.
Druças, "Başbakan Erdoğan'ın bu niyetinde samimi olduğuna inandığını" ifade ederek, "Ancak, artık sözlerden fiiliyata geçmemiz lazım. Elle tutulur sonuçlar görmeliyiz. Ve bunun en yakın zamanda gerçekleşmesi lazım. Burada şunu da belirtmek isterim, son zamanda (Türkiye tarafından) olumlu mesajlar ve olumlu hareketler görüyoruz. Sumela manastırında yeniden ayin yapılması Ortodoksluk için ve tüm Helenizm için çok önemlidir. Heybeliada Ruhban Okulu konusunda bir hareketlilik gözlüyoruz" diye konuştu.
Kıbrıs konusuna değinen Druças, "Uluslararası toplumun tüm faktörlerinin, Kıbrıslı Rumların ve Türklerin baskı ve suni zaman süreçleri olmadan özgürce kendi aralarında konuşmalarına ve AB'deki ortak geleceklerini müzakere etmelerine katkıda bulunması gerektiğini" ifade ederek, "Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın son haftalarda sunduğu öneri ve görüşleriyle, Kıbrıs sorununun çözümüne yapıcı bir şekilde katkı sağlamaya çalışanın kendisi olduğunu kanıtladığını" iddia etti.
Druças, Atina'da cami yapımı konusuyla ilgili bir soru üzerine, "Atina'da bir cami yapımına karar verildiğini, ancak bunun Türkiye'nin hareketleriyle bir ilgisi bulunmadığını" kaydetti.
Druças, "Bu konuda bakanlar kurulu kararı var. Ancak bunun Türkiye'nin yapmış olduğu herhangi olumlu bir hareket ile ilgisi yok. Biz, bir ülkenin tüm vatandaşlarının dini hakları dahil tüm haklarına tam saygı konusunda söylediklerimizi ve diğer ülkelerden talep ettiklerimizi gerçekten kast ediyoruz" dedi. |
BURSA (CİHAN)- Geçtiğimiz yıllarda gezdiği Bursa'ya hayranlığını gizlemeyen İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, Bursa ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini istedi.
Kraliçe Elizabeth'in Bursa'ya gösterdiği özel ilgiyi Bursa Valisi Şahabettin Harput açıkladı. Önceki gün kendisini ziyaret eden İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Giles Portman'ın Kraliçe Elizabeth'den selam getirdiğini dile getiren Vali Harput, kraliçenin Bursa'ya olan sevgisinin devam ettiğini söyledi. İngiltere-Türkiye arasındaki ilişkilerin iki katına çıkartılacağını hatırlatan Kraliçe'nin, Bursa'ya dikkat çektiğini belirten Vali Harput, "Özellikle Bursa'ya özel önem verilmesini istemiş. Bursa'nın İngiltere ile olan ilişkilerinde, otomotiv ve tekstile ilaveten turizmi de öncelikleri arasına alması talimatı vermiş. Özellikle de İngiliz turistlerin Uludağ, tarih ve termal konusunda Bursa'dan istifade etmeleri noktasında ciddi bir hareket başlatmak istediklerini söylediler." dedi.
İngiltere ile ilişkilerin oldum olası iyi olduğuna dikkat çeken Vali Harput, "Bu durumun, turizm yatırımcıları için de önemli bir cazibe oluşturacağını düşünüyorum." diye konuştu.
ULUDAĞ'DAKİ İŞLETMELER SORUN YAŞAMAYACAK
Vali Harput, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın, Milli Parklar Genel Müdürlüğü 4916 sayılı kanun kapsamında Uludağ'daki işletmelerin bir çoğunun tahsis belgesini iptal etmesiyle ilgili bir soruyu cevaplandırdı.
Uludağ'daki ruhsata aykırılıklar dolayısıyla daha önce düzeltilmesi için kendilerine süre verilen işletme sahiplerinden bazılarının, yapması gerekenleri yerine getirmediğini dile getiren Harput, şöyle konuştu: "Bunun üzerine böyle bir yola başvurulmuş. Ama süreç bitmiş değil. Uludağ'da mutlaka iyiye doğru bir gidiş olacak. Bakanlıkla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Umuyorum bir çözümde buluşacağız. Uludağ'daki işletmelerimiz için bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum." |
|
ANKARA (CİHAN)- Vatikan'a bağlı Dinler Arası Diyalog İçin Papalık Konseyi, bu yılki Ramazan Mesajını, 'Farklı dinlere mensup müminlerin arasında şiddeti ortadan kaldırmak için Hıristiyan ve Müslümanlar elele' başlığıyla yayınladı.
Mesajda, Papalık Konseyi ile Tektanrılı Dinler arası Diyaloğu için al-Azhar Daimi Komitesince kurulan Diyalog Karma Komitesi'nin son toplantısında da aynı temanın seçildiğine dikkat çekildi. "Bu toplantının ardından yayımlanan sonuçların bazılarını sizlerle paylaşmak isterim." denilen mesaja şöyle devam edildi:"Farklı dinlere mensup müminler arasında yaşanan şiddetin nedenleri arasında dinin siyasi ya da başka amaçlarla ustaca kullanılması, millet ya da dini kimlik bazında ayrımcılık, toplumsal bölünme ve gerilimler sayılabilir. Cehalet, yoksulluk, azgelişmişlik, adaletsizlik de, yalnız dini cemaat arasında değil, cemaatin kendi bünyesinde de aynı şekilde doğrudan ya da dolaylı şiddet kaynağı olur. Sivil ve dini makamların bu tür durumlara karşı önlem alarak halkların ve tüm toplumların dertlerine çare bulmalarını, sivil makamların hukukun üstünlüğünü kabul ettirerek şiddetin faili ve tetikleyenlerini durdurmak için gerçek adaleti sağlamasını dileriz."
Aynı metinde önemli tavsiyeler de bulunduğu kaydedilen mesajda, "Kalplerimizi karşılıklı bağışlamaya ve barışçı, verimli bir birlikte yaşamda uzlaşmaya varma; diyalog kültürünü temel alarak müşterek olan ve bizi birbirimizden ayıran öğeleri saptama; her insanın millet ya da din farkı gözetmeksizin kişilik ve haklarına saygı gösterme; bireylerin esas eşitliğini garanti eden adil kanunlar yürürlüğe koyma; saygı, diyalog, kardeşlik gibi önemli kavramların tüm eğitim alanlarına, evde, okulda, kiliselerde, camilerde yaymaya ve benimsetmeye. Bu şekilde farklı din müminleri arasındaki şiddete karşı koyabileceğiz ve dini topluluklar arasında huzur ve uyuma önayak olabileceğiz. " ifadelerine yer verildi
|
PARİS (A.A) - Fransa, İran'da recm cezasına çarptırılan 43 yaşındaki Sakine Muhammed Aştiyani için AB'nin ortak girişimde bulunmasını istedi.
AB üyesi 27 ülkeye çağrıda bulunulan mektupta, gerektiği takdirde İran'a müeyyide uygulanması önerildi.
Mektupta, ''İran'ın, insan hakları ihlallerine son vermesi ve uluslararası hukuka uygun davranması için gerekli önlemler incelenmeli'' denildi.
Fransız bakan, AB dışişleri bakanlarının 10-11 eylülde yapacakları toplantıda durumu gözden geçirmelerini istedi. |
|
ANKARA (A.A) - İngiliz basını, hukukçuların, görgü tanıklarının yaşlanması, kayıp belgeler ve 17 yıllık gecikmenin, dün İngiltere'ye dönen Kıbrıslı Türk işadamı Asil Nadir'in yargılanmasını zorlaştırabileceğinden endişeli olduklarını yazdı.
Haberde, hukuki çevrelerde ayrıca, davayla ilgili önemli belgelerin kaybolmuş olabileceği uyarısında bulunulduğu, bazı bilgisayar kayıtları üzerinde oynandığı yönünde söylentilerin var olduğu belirtildi.
Daily Telegraph gazetesinin haberine göre de, Nadir İngiltere'ye döndükten sonra Mayfair'deki evinin önünde yaptığı açıklamada, yeni hükümetin, adının aklanması için verdiği hukuki mücadeleye müdahil olabileceğini söyledi.
Yeni hükümetin, "bu konuyu açıklığa kavuşturacak kadar basiretli ve Büyük Britanya'ya saygıgılı olacağını" umduğunu belirten Nadir, siyasi bir partiye bağışta bulunmanın yanlış birşey olmadığını savundu. Nadir geçmişte Muhafazakarlara 400 bin sterlin bağışta bulunmuştu.
Nadir, 3 Eylül'de Old Bailey'de ilk kez hakim önüne çıkacak. Duruşmada, hakimin Nadir'in elektronik kelepçe takması ve hakkındaki dolandırıcılık soruşturması yeniden açıldığından ev hapsine mahkum edilmesi konusunda bir karar vermesi bekleniyor.
34 milyon sterlinlik yolsuzluk yapmakla suçlanan ve 1993 yılında KKTC'ye giden, Polly Peck adlı şirketin eski sahibi Asil Nadir, daha önce İngiliz basınına yaptığı açıklamada, İngiltere'de adil şartlarda yargılanabilmek için ev hapsine, hatta kendisine elektronik kelepçe takılmasına bile razı olduğunu söylemişti.
Nadir'in sahibi olduğu, elektronik, gıda ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren Polly Peck şirketi, 1980'li yıllarda Londra borsasında en hızlı büyüyen şirketlerden biri olmuştu. |
SARAYBOSNA (A.A) - İspanya, yaklaşık 5 ay önce yakaladığı, Bosna savaşı (1992-1995) sırasında soykırım yapmakla suçlanan Karadağlı Veselin Vlahoviç'i Bosna-Hersek'e iade etti.
Vlahoviç'in iadesini Bosna Hersek'in yanı sıra Karadağ ve Sırbistan'ın da istediğini söyleyen Grubeşiç, İspanyol hükümetinin dün Vlahoviç'i Bosna Hersek'e iade etme kararı aldığını ve kısa sürede savaş suçlusunu iade ettiğini bildirdi.
Savaş sırasında Saraybosna'nın Grbaviça semtinin Çetniklerin kontrolüne geçmesinin ardından, kadın ve çocuklara uyguladığı şiddet ve işkenceden dolayı ''Grbaviça canavarı'' olarak adlandırılan Vlahoviç, soykırım yapmakla suçlanıyor. |
- Kosova'nın bağımsızlığı, Bosnalı Sırplara örnek oldu
- Türk bayraklı ''MEDY'' isimli gemi battı
- Rusya'da Beslan faciası 6. yıl dönümünde anıldı
- Belçikalı Hıristiyanlar 8 bin Ramazan kartı gönderdi
- Cumhurbaşkanı Gül, Bosna Hersek'e gidecek
- İsrail aracına ateş açıldı: 4 ölü
- Zebari: Ülkede güvenlik boşluğu doğmayacak
- Rusya - Fildişi Sahili maçı ardından
- Alman Medyasından Koşener yorumu
- İsrail Rusya'dan Suriye'ye silah satışını azaltmasını istedi
- Rasmussen: Taliban hemen sevinmesin.
- Keyhan gazetesi'nden Bruni'ye ölüm tehtidi
- AB, Kaddafi'nin 5 milyar avro isteğine cevap vermedi
- Rusya Çar'ın kaybolan altınlarını Baykal Gölü'nde arıyor
- ABD, Afganistan'da 5 askerini daha kaybetti
- Arnavutluk'tan AB'ye göç yaşanmayacak sözü
- Porto Riko'da kasırga alarmı
- Kırgızistan'daki parlamento seçimlerinde 25 parti yarışacak
- Sakine'ye destek İran'ı kızdırdı
- Kazemi, ABD maçına önem veriyor
- Kaddafi bugün de genç kızlara seslendi
- ABD başkan yardımcısı Biden Irak'ta
- Barak, 5 Eylül'de Rusya'yı ziyaret edecek
- Slovakya'daki saldırgan intihar etti
- İspanya ve Fas arasında yeni kriz
- Yunanistan, ölmek üzere olan İranlı mültecilere siyasi sığınma verdi
Warning: mysql_fetch_array(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/habersa/domains/habersahifesi.com/public_html/content_right.php on line 540