DİYARBAKIR (A.A) - Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, bir miktar kurbanlık hayvan ithalatına imkan tanıyacak düzenleme yapıldığını söyledi.

 


Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, beraberinde AK Parti Milletvekilleri Ali İhsan Arslan, Kutbettin Arzu ve Abdurrahman Kurt ile Anadolu Ajansı Diyarbakır Bölge Müdürlüğünü ziyaretinde yaptığı açıklamada, şap hastalığıyla mücadele kapsamında Trakya bölgesini şap hastalığından ''ari'' hale getirdiklerini söyledi.

 

Bugün bazı gazetelerde şap hastalığıyla ilgili doğru olmayan beyanların yer aldığını belirten Bakan Eker, şöyle dedi:
''(Bilmem nereden Edirne'ye kadar şap hastalığı var) diye öyle bir ifade var. Bu çok yanlış bir ifadedir. Öyle birşey yok. Trakya'nın şap hastalığından ari olduğuna dair Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı Uluslararası Salgın Hastalıkları Ofisi'nden bize verilmiş sertifikası var. Zaten Arilik Stasü verildi. 30 Haziran'da da biz AB ile 12 faslı müzakereye açtık. O bölgeye geçişlerle ilgili bir takım tedbirler alınacak. Biz kurbanlık fiyatlarında bir problem yaşanmasın diye bazı tedbirler alıyoruz. Bir miktar kurbanlık hayvan ithalatına imkan tanıyacak bir düzenleme yapılıyor. Dolayısıyla bu, Kurban Bayramında kurbanlık sıkıntısı çekilmemesi yönünde yapılıyor.''

 

Eker, ithal edilmesi planlanan kurbanlık hayvan sayısının ne kadar olduğuna ilişkin soruyu, ''O taleple ilgili'' diye yanıtladı.


-''PİYASAYI REGULE EDİYORUZ''-


Bakan Eker, Et Balık Kurumu'nun etlerinin (EBK) Türkiye Kasaplar Federasyonu ve Türkiye Perakendeciler Federasyonu ile Türkiye genelindeki 400'e yakın noktasında satışa sunulduğunu hatırlatarak, Et Balık Kurumu'nun bu yöntemle piyasaya yardımcı olduğunu söyledi.

 

Hem damızlık hem de kasaplık hayvan yönünden vatandaşın sıkıntı çekmemesi için bu tedbirleri aldıklarını bildiren Eker, esas aldıkları önemli tedbirlerin üretimi artırmaya yönelik olduğunu vurguladı.

 

Türkiye'de üretimi artırmak için çok büyük adımlar atıldığını ve buna örnek olarak başlatılan faizsiz kredi uygulamasını gösteren Bakan Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bugüne kadar Türkiye'de hiçbir sektörde bu kadar ayrıntılı, geniş alanı kapsayacak şekilde uygulanmamıştı. Büyükbaş hayvan, küçükbaş hayvan, besicilik ve yetiştiricilik yapanların hepsine faizsiz kredi uygulaması getirdik. Kasaplık hayvan ithalatını özel sektöre de açtık. Ama bir takım hijyen tedbirlerini ve gerekli önlemlerini almaları şartıyla. Üretimi artıma tedbirlerini geliştirdik. Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yılbaşından sonra proje başlattık. Hayvancılık işletmelerine yüzde 40 hibe destek veriyoruz. Çok sayıda başvuru var. Hem içeride üretimi artırmaya çalışıyoruz, bir miktar da dışarıdan getirmek suretiyle piyasayı regule ediyoruz.''

İSTANBUL (CİHAN)- Et sektöründe yaşanan sorunlara çözüm olabilmek amacıyla uzun süredir kurulması gündemde olan Ulusal Kırmızı Et Konseyi kuruldu. Konsey geçici başkanlığına ilk olağan kurula kadar görev yapmak üzere SETBİR Genel Sekreteri Melek Us seçildi.

 

Kırmızı et sektörünün son dönemde artan sorunları için ilk defa biraya gelen üretici ve sanayiciler, sorunun çözüm odağı olmaya karar verdi ve uzun zamandır kurulması gündemde olan Ulusal Kırmızı Et Konseyi'ni kurdu. 2588 sayılı Tarım Kanunu'nun 11. maddesine dayanılarak kurulan Ulusal Kırmızı Et Konseyi ilk kurucular kurulu toplantısını Ankara'da gerçekleştirdi.

 

Toplantı sonucunda Kurucular Kurulu kendi arasında 6 ay içerisinde gerçekleşecek olan ilk olağan genel kurula kadar görev yapacak geçici başkan ve yardımcılarını seçti. Buna göre; Ulusal Kırmızı Et Konseyi Başkanlığına SETBİR Genel Sekreter'i Melek Us, Başkan Yardımcılığına Özer Türer, Muhasip Üyeliğine Bülent Tunç seçildi. Yönetim Kurulu Üyeleri ise Zeki Ilgaz ve Levent Yıldırım olarak belirlendi.


ADANA (A.A) - Çukurova'da Mayısın sonlarına doğru yapılan ilk hasat döneminde dekarı 2 bin 500 ve 3 bin lira arasında alıcı bulan ardından alıcı çıkmayınca fiyatı 5 kuruşa kadar gerileyen karpuz fiyatları yeniden yükselişe geçti.


Aşırı sıcakların ardından talebin artmaya başlamasıyla birlikte daha önce fiyatı 5 kuruşa kadar gerileyen karpuzun perakende fiyatı 2 liraya yükseldi.

 

Adana'nın merkez ilçesi Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, Adana'nın Türkiye'nin karpuz üretiminin dörtte birini karşıladığını söyledi.

 

Yöredeki yıllık üretimin 900 ve 1 milyon ton arasında değiştiğini vurgulayan Girmen, bu yılki aşırı sıcakların kaliteyi ve rekolteyi olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.

 

Girmen, hasadın yapıldığı ilk günlerde sera karpuzlarının dekarının 2 bin 500 ila 3 bin lira arasında fiyattan satıldığını ifade ederek, ''Ancak bir süre sonra havalar serin gitmeye başlayınca karpuza fazla bir talep olmadı. Bu nedenle fiyatlar 5 kuruşa kadar gerilemiş, hatta bazı üreticiler ürünü para etmediği için hasat etmeyerek tarlada bırakmıştı'' dedi.

 

Ağustos ayıyla birlikte yurt genelinde sıcakların mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla karpuza olan talebin birden artmaya başladığını anlatan Girmen, şöyle konuştu:
''Aşırı sıcaklar ve ramazan nedeniyle ürüne talep artınca fiyatlar da yükseldi. Temmuz ayı ortalarında fiyatı 5 kuruşa kadar düşen ürün bugünlerde kilogramı marketlerde 2 liradan satılmaya başlandı. Bu dönemde fiyatların artması çok doğal. Çünkü hem hasat büyük ölçüde tamamlandı, hem de aşırı sıcaklar rekolteyi ve kaliteyi önemli ölçüde etkiledi. Fiyatların artmasında aşırı sıcakların yanında bu yıl rekoltede yaşanan düşüş te önemli rol oynadı.''

İZMİR (CİHAN)- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, son 7 yılda ulaşım sektörüne 75 milyon Türk Lirası yatırım yaptıklarını söyledi. Yatırım yaparken zaman zaman yargı engeline takıldıklarını anlatan Yıldırım, "Yargı engeli olmasaydı iki kat daha fazla iş yapmış olurduk." dedi.

 

Yıldırım, Türkiye'nin 2023 hedefleri arasında 500 milyar dolarlık ihracatın yanı sıra kendi uçağını ve uzay aracını yapmak bulunduğunu kaydetti. Binali Yıldırım, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Ağustos ayı meclis toplantısına katıldı.

 

Bakan Yıldırım, 'Ulaşan ve Erişen Türkiye' başlıklı sunumla bakanlığın son 7 yıllık ulaştırma, haberleşme faaliyetlerini anlattı. Bu sürede karayolu, havayolu, demiryolları ve denizcilik yatırımları toplamının 75 milyar TL olduğunu belirten Yıldırım, 2023 hedefleri arasında 72 milyon nüfusa interneti kullandırmak olduğunu kaydetti.

 

Türkiye'nin etrafında 4 milyarlık nüfus, 34 trilyon dolarlık bir pazar bulunduğunu belirten Yıldırım, 2023 hedefleri çerçevesinde karayolu, demiryolu, havayolu ve denizcilik sektörlerine yatırım yaptıklarını ifade etti. Bölünmüş yolların, Türkiye'nin geç kalan projesi olduğunu belirten Ulaştırma Bakanı, "Keşke yıllar önce yapılış olsaydı." diye ifade etti.

 

Yıldırım, 2012'de 22 bin 500 kilometre bölünmüş yollarla Türkiye'nin her tarafını atar damarlarla donatacaklarını kaydetti. Yıldırım, bölünmüş yollar sayesinde kaza sayısının da azaldığına dikkat çekerek, "2003 yılında kilometre başına kaza AB ülkelerinde 3 iken, Türkiye'de 6'ydı. Bölünmüş yollar sayesinde 4'e indi." diye konuştu.

 

İZMİR LİMANI İÇİN YENİDEN İHALEYE ÇIKILACAK

 

Yıldırım, İzmir için de müjdeli haberler verdi. İzmir Limanı için yeniden ihaleye çıkacaklarını belirten Yıldırım, Çandarlı'da liman çalışmalarının tamamlanmak üçere olduğunu vurguladı. Yıldırım, "Burada yatırımın bir bölümünü kendimiz yapacağız. Bunlar mendirek gibi ticari olmayan yatırımlar. Geri kalan kısımları da yap-işlet- devret modeliyle vereceğiz. Menderek için yıl sonu olmasa da yılbaşında temeli atıyoruz." şeklinde konuştu.

 

Aliağa Menderes hattının tamamının 29 Ekim'de hizmete gireceğine dikkat çeken Yıldırım, hattın Menderes Alsancak bölümünün 30 Ağustos'ta açılacağını kaydetti. "Ben yaptım sen yaptın" tartışmasının yersiz olduğunu ifade eden Bakan Yıldırım, halkın yararına olan bir yatırımda böyle anlamsız tartışmanın olamayacağını kaydetti. Yıldırım, tartışma başlarsa İBB'nin zararlı çıkacağını söyledi. Bakan Yıldırım, İzmir-İstanbul Otoyolu'nun yapımına yıl sonunda başlanacağını da hatırlattı.

 

"HIZLI TREN VE BÖLÜNMÜŞ YOLLAR KONUSUNDA BAKANLIĞIN YATIRIMLARI TAKDİR EDİLİYOR"

 

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise konuşmasında, hızlı tren ve bölünmüş yollar konusunda bakanlığın yatırımlarının takdir edildiğini söyledi. Çandarlı Liman projesinin bir an önce hayata geçirilmesini isteyen Yorgancılar, şöyle dedi: "İzmir limanı için yeni bir özelleştirme sürecinde olduğunuzu biliyoruz. Siz bu süreci beklemeden yatırım için gerekli kaynağı aktarma kararı almanız önemli bir adım. İzmir limanı öncelikle büyük tonajlı gemilerin yanaşması için su derinliğinin 13 metreye çıkarılması gerekiyor."

 

Yorgancılar, THY'nin İzmir- Ankara seferlerini iptal etmesini de eleştirdi. İzmir- İstanbul Otoyolu yatırımının bir an önce başlatılması talebinde bulunan Yorgancılar, bu yatırımın zamanında bitmesinin bölgenin kalkınması için önemli olduğunu vurguladı. Yorgancılar, İzmir'e tersane talebini de bakana iletti.

 

EBSO Meclis Başkanı Mehmet Tiryaki, anayasa referandumu öncesinde siyasi parti liderleri arasında artan gerginliğe dikkat çekti. Tiryaki, geçmişte yaşanan benzer durumun çatışmalara yol açtığını hatırlattı. Tiryaki, Avrupa'nın Türk TIR'larından ek ücretler almasının ihracatçıların maliyetlerini artırdığını ifade etti.

 

 

BURSA (A.A) - Ramazan ayı dolayısıyla kırmızı ete yönelik talebin artması, ''bahar eti'', tavuk ve kafa eti ile fazla miktarda yağ katılmasıyla fiyatı düşürülen kalitesiz hazır kıymanın fiyatını yükseltti.



Alınan bilgiye göre, Bursa'nın tarihi alışveriş merkezi olan Kapalı Çarşı'da, Ramazan ayı dolayısıyla özellikle hafta sonları oldukça yoğun geçiyor.
Sahur ve iftar sofraları için Kapalı Çarşı'ya giden vatandaşlar, burada meyve ve sebze, et, süt ve ürünleri, hurma, bakliyat, baharat gibi birçok çeşitte gıda ürününü bulabiliyor.



Çarşıda, kuzu pirzola 35, dana biftek 31, dana ve koyun kıyma 22-25 liradan satılıyor. Kuyruk eti 8, baş eti 10, böbrek 6, yürek 7, dana ciğer 16, kuzu ciğer 18, dana paça 2,5, kuzu kelle 6 liradan alıcı bulurken, kilosu 1,5 lira olan yemeklik piliç (kalça ve sırt kısımlardan oluşuyor) kilosu 1,5 ile 1 liralık çorbalık piliç de ilgi görüyor.



Kırmızı etteki fiyat artışına bağlı olarak hazır kıymanın kilogram fiyatının 25 liraya kadar ulaşması, ramazan ayında ucuz kalitesiz kıyma olan talebi artırdı.



Dana eti kıymasının kilosunun 20 liraya satıldığı geçen yılın ramazan ayında 6-7 liraya alıcı bulan hazır kıyma, bu yıl 11 liraya yükseldi. 11 liralık, içine ne karıştırıldığı tam bilinmeyen bu kıyma da büyük talep görüyor.



-KIYMADA NELER OLABİLİYOR?-

Bazı kasaplarda 11 liraya satılan hazır kıymada, hayvanların en kalitesiz bölümü olan ''bahar eti'', kafa ve tavuk eti ile yüksek oranda yağ ve soya bulunabiliyor. Bazı kasaplar hazır kıymaya, sakatat ürünleri de karıştırabiliyor.



Bursa Kasaplar Odası Başkanı Muhsin Yıldız, vatandaşları kesinlikle hazır kıyma almamaları konusunda uyararak, şunları kaydetti:


''Ucuz kıyma olmaz. Bir dananın kemikli etinin maliyetinin 17 lira olduğu bir dönemde hazır kıymanın 11 lira olması, endişe vericidir. 16-18 liraya bile hazır kıyma satılıyorsa, mutlaka hile vardır. Ne karıştırıldığını tam olarak bilemiyoruz ancak tavuk eti, sakatat, yağ ve soya katıldığını tahmin ediyoruz. Diğer ürünlerin de katılmasıyla birlikte fiyat ancak düşürülebilir. Kesinlikle eti görerek, makinede çektirerek kıyma almalarını tavsiye ediyoruz. Kemiksiz kırmızı etin kilosu ortalama 24 liraya satılıyor. Yarım kilosu bile 10 lira etmezken, 11 liraya kıymayı nasıl yapıyorlar?''

İSTANBUL (A.A) - İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) raporuna göre, Devlet 2006-2009 yılları arasında vergi, yargı, idari ve diğer alanlardan olmak üzere toplam 59,8 milyar lira ceza tahakkuk ettirdi. Cezalarda ilk sıayı 20.8 milyar lira ile İstanbul aldı.


İSMMMO'nun ''Türkiye'nin Cezalı Kentleri'' başlıklı raporuna göre, bu dönemde en çok para cezası İstanbul'da kesilirken, 10 kente tahakkuk ettirilen cezaların toplamı 50,8 milyar lirayı buldu. Böylece, dört yılda kesilen, toplam 59,8 milyar liralık cezanın yüzde 85'i 10 kentin hanesine yazıldı.


Dört yılda en çok ceza 20,8 milyar lirayla İstanbul'a kesildi. İstanbul'u 8,7 milyar lirayla Ankara, 5,7 milyar lirayla İzmir, 2,9 milyar lirayla Antalya izledi. 2006-2009 döneminde en az para cezası kesilen il Bayburt olurken, bu kenti Tunceli ve Gümüşhane izledi.


Raporda, hükümetin, özellikle kriz dönemi olarak anılabilecek, 2008 ve 2009 yıllarında gelirini artırmak için cezalara yüklendiğini ortaya koyduğu, 2008'de trafik, yargı, idari ve diğer para cezaları olmak üzere 14,9 milyar liralık ceza kesen devletin, 2009 yılında bu rakamı yüzde 23,5 oranında arttırarak 18,5 milyar liraya yükselttiği belirtildi.


Rapora göre, 2006 ve 2009 yılları arasındaki dört yıllık dönemde tahakkuk eden cezaların toplamı 59,8 milyar lira olurken, tahsilatların tutarı ise 15,8 milyar lirayı buldu.


2006 ile 2009 yılları arasında ceza tahsilatı içinde en önemli kısmı vergi kalemi oluşturdu. 2006 yılından 2010 yılının haziran ayına kadar geçen sürede vergi cezası olarak toplanan miktar 11,9 milyar lira oldu.


İkinci önemli gelir kalemi ise idari para cezaları oldu. Bu alanda 2006'da 398 milyon, 2007'de 711,4 milyon, 2008'de 917,3 milyon, 2009'da 1 milyar 136,4 milyon, 2010 yılının ilk altı ayında da 749,8 milyon liralık tahsilat yapıldı. Söz konusu dönemde idari para cezalarından sağlanan gelir de 3,9 milyar lirayı buldu.


Yargı para cezaları ise 2006'dan bugüne kadar geçen sürede sistemli bir biçimde artış gösterdi ancak, bu alandan bütçeye kaydedilen gelir tutarı diğer iki kalem kadar yüksek olmadı. Dört yıl altı ayda yargı para cezalarından devletin kasasına giren tutar 746,4 milyon liraya ulaşırken, aynı dönemde diğer para cezalarından elde edilen kaynak da 691 milyon lira olarak gerçekleşti.


Rapora göre, 2010 yılının ilk altı ayında tahsil edilen para cezaları toplamı ise 2,4 milyar lira oldu.



-''HÜKÜMET GELİRLERİNİ ARTIRMAK İÇİN CEZAYA YÜKLENDİ''-

İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, verilere ilişkin değerlendirmesinde, devletin gelir elde etmek için değil, esasında kamu düzenini sağlamak gerekçesiyle kestiği para cezalarında hemen her yıl rekor artışlar olduğunu, ancak veriler incelendiğinde, özellikle kaynak sıkıntısı çekilen 2009'da tahakkukta yüzde 23, tahsilatta da yüzde 30 artış olduğunu belirterek, ''Kesilen para cezalarının bir mantığı olmalı. Bu artışın bir açıklaması olmalı. Toplum, sürekli ceza yemekten hoşlanıyor, uslanmıyor mu ki, kamu düzenini sağlamak için kesilen cezalar sürekli artıyor'' dedi.


Cezalardan sağlanan kaynağın, gelir amaçlı olarak kesilmese de bütçeye doğrudan gelir olarak kaydedildiğini ifade eden Arıkan, şöyle konuştu:


''Muhasebe meslek mensuplarını zorlayan bazı para cezalarındaki mantık, daha doğrusu mantıksızlık bu alanda ne yaşandığının göstergesi. Ba-Bs adında, şirketlerin, alım ve satım hareketlerini gösteren formlar var. Bir süre önce, kayıt dışı ile mücadele çerçevesinde bu formlar belli dönemlerde idare tarafından istenmeye başladı. Vergi matrahıyla hiç ilgisi yok. Ama vaktinde teslim etmediğinizde, gecikme süresine bağlı olarak para cezası kesiliyor. İşletmeler de mali müşavirleri de güç durumda kalıyor. Kayıt dışı ile mücadele gerekçesiyle, kayıtlı olan işletmeye belgesini geç verdi diye ceza kesilmesi, kayıt içinde olanı adeta cezalandırmaktır.''


2006-2009 yıllarını kapsayan dört yıllık dönemde yaklaşık 60 milyar lira ceza kesildiğini, ancak sadece 15.7 milyar lira tahsil edilebildiğini söyleyen Arıkan, ''Türkiye'de işçi, işveren ve hatta vatandaşın krizin etkilerini azaltmaya çalıştığı 2009 yılında hükümet de gelirlerini artırmak için cezaya yüklendi. Hukuken, her ne kadar cezanın amacı gelir yaratmak değil kamu düzenini sağlamak olarak ifade edilse de kesilen cezalardaki artış ve tutar bunun bir gelir amacı taşıdığını ortaya koydu'' dedi.

ANKARA (A.A) - İstanbul Boğaziçi köprüleri ile işletmedeki paralı otoyollardan, bu yıl yedi ayda, 403 milyon 94 bin 287 lira gelir elde edildi.



Karayolları Genel Müdürlüğünün son verilerine göre, Temmuz ayı sonu itibari ile Boğaziçi köprüleri ve paralı otoyollardan çift yönlü olarak geçiş yapan toplam araç sayısı ise 192 milyon 775 bin 670 olarak gerçekleşti.



Boğaziçi köprülerinden geçiş yapan 87 milyon 222 bin 622 araç, gişelere 124 milyon 368 bin 475 lira gelir bıraktı.



Aynı dönemde işletmedeki paralı otoyollar, 1. Boğaziçi ile Fatih Sultan Mehmet Köprülerinden elde edilen geliri ikiye katladı. Bu sürede 6 paralı otoyoldan geçiş yapan 105 milyon 553 bin 48 araçtan, 278 milyon 725 bin 8120 lira gelir elde edildi.



2009 yılında toplam 314 milyon 214 bin 820 aracın geçiş yaptığı boğaz köprüleri ile paralı otoyollardan, 494 milyon 887 bin 113 lira gelir elde edilmişti.

ANKARA (A.A) - Türkiye'ye yılın ilk yarısında giren 1 milyar 644 milyon dolar yabancı sermayenin 424 milyon doları enerji alanına yatırım yaptı.



Uluslararası Doğrudan Yatırım Verileri Bülteninden derlenen verilere göre, Türkiye'ye bu yılın Ocak-Haziran döneminde giren yabancı sermayenin sektörlere göre dağılımında, elektrik-gaz ve su ile imalat, inşaat, toptan ve perakende ticaret, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri, mali aracı kuruluşların faaliyetleri, ulaştırma, haberleşme ve depolama hizmetleri ön planda yer aldı.



Bu dönemde 1 milyar 644 milyon dolarlık yabancı sermayenin 424 milyon doları yatırım alanı olarak elektrik-gaz ve suyu, 375 milyon doları imalat sanayini, 203 milyon doları da inşaat sektörünü seçti.



Yabancılar, mali aracı kuruluşların faaliyetleri sektöründe 207 milyon dolarlık, toptan ve perakende ticarette 123 milyon dolarlık, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri alanında 77 milyon dolarlık, ulaştırma, haberleşme ve depolama hizmetleri alanında 68 milyon dolarlık sermaye girişi gerçekleştirdi.



-SERMAYE GİRİŞİNİN ÇOĞU AB'DEN-

Bu dönemde Türkiye'ye uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin yüzde 80,3'ü AB kaynaklı oldu.
En fazla sermaye, 236 milyon dolar ile Fransa'dan geldi, bunu 172 milyon dolar ile Hollanda, 134 milyon dolar ile İngiltere izledi.
Almanya'dan 110 milyon dolarlık, İtalya'dan ise 19 milyon dolarlık sermaye girişi olurken, AB üyesi olmayan Avrupa ülkelerinden ise 50 milyon dolarlık doğrudan sermaye geldi.
Bu yılın Ocak-Haziran döneminde ABD'den 80 milyon dolarlık, bir önceki yıl Ocak-Haziran döneminde hiç doğrudan sermaye girişi gerçekleşmeyen Kanada'dan ise 54 milyon dolar tutarında sermaye geldi.
Türkiye'ye ilk 6 ayda Asya'dan 136 milyon dolar, Yakın ve Ortadoğu ülkelerinden 109 milyon dolar, körfez ülkelerinden ise sadece 91 milyon dolar sermaye girişi oldu.



-97 PROJE BELGELENDİRİLDİ-

Ocak-Haziran döneminde uluslararası sermayeli 1.383 şirket kuruldu. Bunun 1,131'i yeni şirketler, 218'ini iştirakler, 34'ünü de şubeler oluşturdu. Bu şekilde Türkiye'de uluslararası sermayeli şirket sayısı da 25 bin 55'e ulaştı.



Bu yılın ilk yarısında belgelendirilen proje sayısı 97'ye, belge kapsamındaki yatırımların tutarı ise 2,4 milyar dolara ulaştı. Söz konusu yatırım teşvik belgelerinde öngörülen toplam yatırım tutarının yüzde 16,5'i uluslararası ortaklar tarafından karşılanacak.



97 adet yatırım teşvik belgesinin 75 adedi imalat, 16 adedi hizmetler, 4 adedi madencilik ve taş ocakçılığı, 2 adedi ise tarım ve ormancılık sektörlerinde düzenlendi.

ADANA (CİHAN)- Adana Yüreğir Turunçgil Üreticileri Birliği (AYTÜB) Başkanı Remziye Karabucak, Çukurova bölge ekonomisi için oldukça önemli olan narenciye sezonunun turfanda limon çeşitlerinin hasadı ile başlayacağını söyledi.

 

Geçen yıl limonda Türkiye'nin Avrupa ve Rusya'daki en önemli rakibi olan Arjantin'de yaşanan don olayı ve kuraklıktan dolayı bu ülkede limon sezonunun erken kapandığını kaydeden Karabucak, bu durumun Türk limonuna dış pazarlarda önemli bir avantaj sağlayacağını kaydetti.

 

Genel olarak bakıldığında bu sezon erkenci greyfurt ve portakalda eksiklikler bulunduğunu ifade eden Karabucak, buna karşılık mandalinada, satsumalarda üretimde bir miktar artış olduğunu belirtti. Üretici birliği olarak üreticilerin bu yıl iyi bir sene geçireceklerine inandıklarını vurgulayan Karabucak, "Aynı şekilde ihracatçılarımızın da Rusya, Ukrayna gibi bizim için hayati önem taşıyan pazarlarda başarılarının devam edeceğine inanıyoruz" dedi.

 

Geçen yıl Türkiye'den 1.2 milyon ton narenciye ihraç edilerek yaklaşık 800 milyon dolar gelir elde edildiğini kaydeden Karabucak, "Arap ülkeleri ve Japonya gibi yeni pazarlarda Türk narenciyesine olan talebin artması, üreticimizi daha kaliteli mal üretmeye ve yeni tesis edilen bahçelerde pazara daha uygun çeşitler ekmeye teşvik etmektedir." diye konuştu.

NEW YORK (A.A) - Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de ekonomiye ilişkin verilerin kötü çıkması, uluslararası piyasalarda petrol fiyatının 75 doların altına düşmesine ve Avrupa'da borsaların gerilemesine yol açtı.

 


ABD ham petrolünün eylül ayı teslimi varil fiyatı 1,15 dolar değer kaybederek 74,27 dolara, Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 1,24 dolar azalarak 75,23 dolara indi. ABD ham petrolünün varil fiyatı bir ara 73,96 doları gördü.
ABD'de Philadelphia Fed Endeksi'nin doğu Pennsylvania, güney New Jersey ve Delaware'den oluşan bölgede üretim faaliyetinin azaldığını göstermesi ve geçen hafta işsizlik maaşı başvurularının beklentilerin çok üzerinde çıkmasının dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD'nin petrol talebini gerileteceği kaygılarını artırması petrol fiyatının düşmesinde etkili oldu.

 

Petrol fiyatını gerileten etkenler arasında ABD'nin toplam ticari petrol stoklarının geçen hafta 1 milyar 13 milyon varile ulaşarak, 1990 yılından bu yana en yüksek seviyelere çıkması da bulunuyor.

 

ABD'nin ekonomiye ilişkin verilerin kötü çıkması, petrol fiyatının düşmesi ve küresel ekonominin toparlanmasının gücüne ilişkin işaretlerin iyi olmaması Avrupa'da borsaları da olumsuz etkiledi.

 

İngiltere'de Londra Borsası'nda FTSE 100 Endeksi yüzde 1,7 (91,58 puan) azalarak, 5.211.29 puandan kapandı. FTSE 100 Endeksi böylece 20 Temmuzdan bu yana en düşük seviyesinden kapanmış oldu.

 

Almanya'da Frankfurt Borsası'nda DAX Endeksi yüzde 1,80 (111,18 puan) değer kaybederek, 6.075,13 puana, Fransa'da Paris Borsası'nda CAC-40 Endeksi yüzde 2,07 (75,53 puan) azalarak 3.572,4 puana geriledi.

 


Avrupa'da ayrıca Zürih Borsası yüzde 1,28, Milano Borsası yüzde 1,92, Brüksel Borsası yüzde 1,53 ve Madrid Borsası yüzde 1,47 değer kaybetti.

        

  • A Milli Basketbol takımımız 2010 FİBA Dünya Şampiyonası'na iyi bir başlangıç yaptı. Şampiyonada C grubunda mücadele eden dev adamlar ilk maçında Fildişi Sahili'ni 86-47 yendi. A milli takımımız şampiyonanın ikinci maçını Rusya ile saat 21.00'de oynayacak. .

  • HELSİNKİ (A.A) - UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Beşiktaş, rövanşta Finlandiya'nın HJK Helsinki takımını 4-0 yenerek gruplara kaldı.

     

  • Spor Toto Süper Lig'in 2. haftasında Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında Avni Aker Stadı'nda oynanan maç ev sahibi takımın 3-2'lik galibiyeti ile sona erdi.


  • İSTANBUL (A.A) - Trabzonspor ile Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de yarın yapacakları maçla birlikte tarihte 103. kez karşı karşıya gelecek.


    Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 13 Şubat 1974 tarihinde yapılan ve 0-0 berabere sonuçlanan Türkiye Kupası çeyrek final maçıyla başlayan 36 yıllık rekabette, galibiyet sayısında Fenerbahçe'nin üstünlüğü bulunuyor.


    Fenerbahçe, geride kalan maçlardan 38'ini kazanırken, Trabzonspor 36 kez galip geldi. Taraflar 28 maçta ise eşitliği bozamazken, sarı-lacivertlilerin toplam 122 golüne, bordo-mavililer 121 golle yanıt verdi.



    -LİGDE DE FENERBAHÇE ÜSTÜN-

    Fenerbahçe ile Trabzonspor, lig tarihinde şimdiye dek 72 kez karşı karşıya geldi.


    İki ekip arasında bugüne kadar ligde yapılan maçlarda, sarı-lacivertlilerin, bordo-mavili takıma karşı galibiyetlerde 28-21'lik üstünlüğü bulunuyor. İki ekip arasında bugüne dek yapılan 23 lig karşılaşmasında ise eşitlik bozulmadı.


    Fenerbahçe'nin ligde attığı toplam 92 gole, Trabzonspor 80 golle yanıt verdi.


    İki takım arasında geçen sezon yapılan lig maçlarında Fenerbahçe deplasmanda 1-0 galip gelirken, İstanbul'daki karşılaşma 1-1 bitti ve Fenerbahçe şampiyonluğu Bursaspor'a kaptırdı.


    Diğer yandan, iki ekip geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nın finalinde de karşılaştı. Şanlıurfa'daki maçı 3-1 kazanan Trabzonspor, kupayı müzesine götürdü.



    -TRABZON'DAKİ MAÇLAR-

    Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında Trabzon'da yapılan maçlarda ev sahibi bordo-mavili takımın üstünlüğü bulunuyor.


    Şimdiye kadar Trabzon'da yapılan 41 resmi ve özel maçta Trabzonspor'un 19, Fenerbahçe'nin ise 12 galibiyeti bulunuyor. Taraflar Trabzon'daki 10 maçta ise eşitliği bozamadı.


    Hüseyin Avni Aker Stadı'nda Trabzonspor 50, Fenerbahçe ise 34 gol attı.


    Trabzon'daki 36 lig maçında ise Trabzonspor 15, Fenerbahçe 12 kez kazanırken, 9 maç eşitlikle sona erdi. Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki lig maçlarında bordo-mavililer 42, sarı-lacivertliler ise 33 gol kaydetti.



    -EN FARKLI SKORLU GALİBİYETLER-

    Fenerbahçe, Trabzonspor'u 5 Mart 1989'da Kadıköy'de 5-1 gibi açık farklı skorla yendi. Bu sonuç, iki takım arasında bugüne kadar yapılan maçlardaki en farklı skorlu galibiyet olarak da tarihe geçti.


    Sarı-lacivertliler ayrıca, 26 Ekim 1991'de Kadıköy'deki lig maçını 4-1, 2000-2001 sezonunda İstanbul'daki lig maçını 5-2, 2001-2002 sezonunda ise yine İstanbul'daki maçı 3-0 kazandı.


    Trabzonspor ise Fenerbahçe karşısındaki tarihindeki en farklı skorlu galibiyetlerini, 11 Ağustos 1992'de Kadıköy'de Şenol Çorlu'nun jübile maçında 4-1, 26 Aralık 1976 ve 9 Mart 1991 tarihlerinde de Trabzon'daki lig maçlarında 3-0'lık sonuçlarla aldı.



    -EN GOLLÜ MAÇLAR-

    İki takım arasındaki en gollü maç, 6 Ekim 1990'da Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yapıldı. Toplam 8 gol atılan lig maçında Trabzonspor, Fenerbahçe'yi 5-3 yendi.


    Bordo-mavililer ayrıca 21 Mayıs 1994'de Ankara 19 Mayıs Stadı'nda yapılan Başbakanlık Kupası maçında ve 6 Nisan 1997'de yine Trabzon'daki lig maçında rakibini 4-3'lük skorlarla yendi.


    Fenerbahçe ise 17 Ekim 1992'de Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki gol düellosundan 4-3 galip ayrılırken, 2000-2001 sezonunda İstanbul'daki lig maçını 5-2 kazandı.

  • UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Trabzonspor, deplasmanda Liverpool'a 1-0 yenildi.

    İlk yarıyı 1-0 yenik kapatan bordo-mavililer, ikinci yarıda Ngog ve Torres gibi oyuncuları sahaya süren Liverpool karşısında savunma güvenliğini ön planda tutmaya çalışırken, ender ataklarıyla da rakip kalede gol aradı, ancak başarılı olamadı.

     


Anayasa Değişikliğine destek verecek misiniz?

  • 58

    58%

  • 35

    35%

  • 5

    5%

  • 2

    2%