Çelik'ten ''Kılıçdaroğlu rüzgarı'' yorumu: Rüzgar kesilirse uçurtma çakılır

30-05-2010 23:07

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP'nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu 'uçurtmaya' benzetti. Belli grup medyanın üflediği bir rüzgar olduğunu savunan Çelik, 'Rüzgarla havada kalabilen tek şey uçurtmadır. Rüzgar esmediğinde uçurtma yere çakılır' diye konuştu. AKŞAM'a son günlerde siyasette yaşanan hareketliliği, CHP'deki kadro değişimini, son anketleri, Kılıçdaroğlu ile iktidar partisinin önümüzdeki dönem ilişkilerini değerlendiren Hüseyin Çelik, ilginç açıklamalarda bulundu.


İşte genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü Hüseyin Çelik, sorularımıza verdiği yanıtlar:

LİDERLERİNE VEFA GÖSTERMEDİLER
- Son günlerde Türk siyasetinde oldukça hareketli günler yaşanıyor. Türk siyasetinin yeniden dizayn edildiğine ilişkin senaryoları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başka partileri, başka siyasi hareketleri birileri dizayn edebilir ama bizim partimizi milletten başka kimse dizayn edemez. Ana muhalefet partisinin kurultayını yapmış olması, genel başkanını değiştirmiş olması elbette Türkiye'de haber değeri olan önemli bir olaydır.
Kendi liderlerinin bir komploya gittiğini, iftira edildiğini söylediler fakat sahip çıkmadılar. Bir iki geri dön çağrısı yaptılar. Fakat bir anda bir baktık ki her şey tepetaklak değişti. Liderine sadakat göstermeyen bu ekibin, millete sadakat ve vefa göstereceklerini kim iddia edebilir

CHP'DE DEĞİŞİM YOK
- Ana muhalefette büyük bir değişim, dönüşüm olduğu görüşüne ne diyorsunuz?
Değişim rüzgarı esiyor şeklindeki iddialar maalesef çok kullanıldı. Ben böyle bir değişim falan görmüyorum. Kılıçdaroğlu konuşurken arkasından Ergenekon'un görüntüleri falan geçiyordu. Hatta bazı CHP'lilere 'Niçin orada Veli Küçük'ün de görüntüsü yoktu' diye sordum. Bu bir eksiklikti. Eğer CHP, Ergenekon'un avukatlığına devam edecekse, Atatürk'ü kendilerine ait gibi kullanırsa ve darbelerin yanında duran yapısını sürdürecekse o zaman CHP'de bir değişimden, dönüşümden bahsetmek kesinlikle mümkün değildir.

VİLLALAR CHP'NİN OY DEPOSU
- Yani size göre CHP'de değişen bir şey yok...
Senaryo aynı, sadece aktör ve aktrisler değişmiştir. Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın İstanbul'da oturduğu iki katlı bir evden söz ederek villalarda oturanlardan olmayacağını söylüyor. Bir ülkenin Başbakan'ı herhalde bir bostan kulübesinde yaşamayacak. Kendi eski liderinin de villada oturduğunu bile bile, birçok CHP'li arkadaşın da villasının olduğunu bile bile bir ucuz popülizm yapmaya kalkışıyor. Bu çok ayıp. Ama bakıyorsunuz Türkiye'de nerede çok villa varsa orada CHP'ye oy çıkıyor. Villaların bulunduğu yerleri şöyle bir masaya yatırın. Orada kime oy çıkıyor? Villaların büyük bir kısmı CHP'nin oy deposudur. Böyle söyleyerek halkçı falan olamazsınız.

ECEVİT KASKETİ TAKMAKLA OLMAZ
- Bülent Ecevit'e benzetilmesine ne diyorsunuz?
Ecevit, Allah rahmet eylesin. Bir kere 1971 muhtırasına başkaldıran bir adamdı. Bir duruş sergileyen bir insandı. Muhtıra, Demirel hükümetine verilmiş olmasına rağmen kendi üzerine alan bir adamdı. 27 Nisan bildirisine CHP Genel Başkan Yardımcılarından birisi sahip çıkarken, 'Hükümet bunu hak etmişti' derken Kılıçdaroğlu'nun başka bir ifadesi oldu mu? Ecevit'in kasketini takarak da Ecevit gibi olmazsınız, halkçı olmazsınız.
çSon anketlere ne diyorsunuz. CHP'nin üç büyük şehirde iktidar partisinin oylarını geçtiğini, olası bir seçimde CHP'nin yüzde 30'un üzerinde oy alacağını gösteren anketler var. Bunlar için ne düşünüyorsunuz?
Ben son yaptırdığımız anketi söyleyeyim: AK Parti'nin oyları yüzde 40'ın üzerinde. CHP'nin oyu yüzde 21, MHP'nin oyu da yüzde 14 civarında. Yüzde 6 civarında BDP ve diğerleri var.

- Bu anket ne zaman ait?
Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasından önce, CHP kongresinin arifesinde yapılmış bir anket. Türkiye'de bütün sol partilere ait oylar zorladığınız zaman yüzde 30 civarındadır. Yüzde 70 de sağ oy vardır. Asla ulaşamayacakları bir çıta. Daha mütevazı olursanız, hesabınızı kışa göre yaparsanız yaz çıkarsa bahtınıza.

- Baykal da iddiasız diye eleştiriliyordu... İkisi de yanlış. Siyaset iddia demektir. İddianın da desteksiz olmaması lazım. Deveye sormuşlar: Sen yokuştan mı, inişten mi hoşlanırsın diye. Niye demiş, düzün canı mı çıktı. Eğer hakikaten uçarsanız olmaz.

KURULTAYDA AMİGOLUK YAPTILAR
Başbakan'ın yoldaş - candaş medya nitelemelerini açar mısınız?
Yoldaşla neyi kastettiğini hepimiz biliyoruz. Solcular birbirlerine yoldaş derler. İdeolojik olarak CHP'yi destekleyenler var. Bir de ideolojik olmasa da AK Parti'ye husumetinden dolayı CHP kurultayına giden, orada gazeteci olduğunu unutarak adeta amigoluk yapmaya kalkışan gazetecilerle, CHP'yi cansiperane savunan gazetelere candaş demiştir Başbakan.
8 yıldır candaş değillerdi, şimdi neden candaş oldular...
Bunlar elitist bir ekiptir. Her zaman halkın yanlış yaptığına inanan bir ekiptir. Sadece bize değil, Özal'a karşı da böyle durdular. Menderes'e karşı da böyle durdular. Bu halkın göbeğini kaşıyan insanlar olduğunu düşünen kişilerdir bunlar. Halkın her zaman yanlış yaptığın düşünen insanlardır.
CHP, sizi kurultaya davet etmedi, Başbakan da Kılıçdaroğlu'nu tebrik etmedi. Bundan sonra da böyle devam mı eder?
İyi bir başlangıç olmaması, iyi gitmeyeceği anlamına gelmez. Bazen iyi başlanır, sonra kötü gider. Baykal'la iyi başlamıştı iyi gitmedi. Kılıçdaroğlu'yla iyi başlamadı, umarım iyi gider. Ama Kılıçdaroğlu bu üslubunu sürdürürse iyi gitmez. Tribünlerden gelen alkışlara göre bir lider üslubunu tayin etmez.

'BİZ SEZER'E DE SAYIN DİYORDUK'
Recep Bey nitelemesini mi kastediyorsunuz?
Recep Bey dedi, alkış alınca bir daha dedi. Sayın Başbakan'ı Ahmet, Mehmet gibi kendince sıradanlaştırmaya çalışıyor. Ahmet Necdet Sezer bize bir partinin siyasi lideri gibi muhatap oluyordu. Ana muhalefet gibi davranıyordu. Biz yine de Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Sezer diyorduk. Siz Cumhurbaşkanı'nı veya Başbakan'ı sevmek zorunda değilsiniz. Ama onun makamı, devleti ve milleti temsil eden makamdır ve ona saygı duyacaksınız.

CHP'NİN ROTASI BELLİ DEĞİL
- Yine de bir rüzgar olduğu söyleniyor, Kılıçdaroğlu'nun arkasına aldığı...
Aynı mekanlarda yaşayan insanlar tabiat olaylarını birlikte hisseder. Ben böyle bir rüzgar görmüyorum. Belli grup medya organlarının üflediği bir rüzgar var. Rüzgarla havada kalabilen tek şey uçurtmadır. Sadece rüzgardan bahsedip, Kılıçdaroğlu'nu uçurmaya çalışıyorsanız bu rüzgar esmediğinde uçurtma yere çakılır. Filozof Seneca'nın bir sözü var, diyor ki; 'Rotasını belirlememiş, mürettebatını iş başı yaptırmamış, yelkenlerini çekmemiş hiçbir gemiye, hiçbir rüzgar yardım edemez.'
Bir kere CHP'nin rotası belli değil.

- Kılıçdaroğlu'nun söylemini CHP'liler de bilmiyor henüz.
Ama bir çıkış yapıyorsunuz. Kılıçdaroğlu yeni bir başlangıç yapıyor. Siz gömleğin üst düğmesini yanlış iliklerseniz aşağı kadar yanlış gider. Başlangıç önemlidir. Bütün Türkiye pür dikkat o kongreyi izliyor. Türkçe'de güzel bir atasözü var: Bal, bal demekle ağız tatlanmaz. Kılıçdaroğlu biraz daha bu tonda konuşsun. Yabancı sermaye falan Türkiye'ye gelmez. Kılıçdaroğlu kongrede Türkiye'ye ufuk açacak hiçbir şey söylemedi.

Kılıçdaroğlu rüzgarı neden esiyor o zaman?
Türkiye'de olağanüstü bir şey gerçekleşmiştir ve olağanüstülük her zaman ilgi çeker. CHP'de olağan bir kongre süreci olsaydı bu pek ilgi görmezdi. Baykal'ın genel başkanlıktan gitmesine kimse olabilecekmiş gibi bakmıyordu. İmkansız olan bir şey bir anda mümkün olunca bunlar oldu.

Akşam

Share |
        

Başlık: *

Yorum: *


karakter yazma hakkınız kaldı.

siimage Yenile
  • A Milli Basketbol takımımız 2010 FİBA Dünya Şampiyonası'na iyi bir başlangıç yaptı. Şampiyonada C grubunda mücadele eden dev adamlar ilk maçında Fildişi Sahili'ni 86-47 yendi. A milli takımımız şampiyonanın ikinci maçını Rusya ile saat 21.00'de oynayacak. .

  • HELSİNKİ (A.A) - UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Beşiktaş, rövanşta Finlandiya'nın HJK Helsinki takımını 4-0 yenerek gruplara kaldı.

     

  • Spor Toto Süper Lig'in 2. haftasında Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında Avni Aker Stadı'nda oynanan maç ev sahibi takımın 3-2'lik galibiyeti ile sona erdi.


  • İSTANBUL (A.A) - Trabzonspor ile Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de yarın yapacakları maçla birlikte tarihte 103. kez karşı karşıya gelecek.


    Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 13 Şubat 1974 tarihinde yapılan ve 0-0 berabere sonuçlanan Türkiye Kupası çeyrek final maçıyla başlayan 36 yıllık rekabette, galibiyet sayısında Fenerbahçe'nin üstünlüğü bulunuyor.


    Fenerbahçe, geride kalan maçlardan 38'ini kazanırken, Trabzonspor 36 kez galip geldi. Taraflar 28 maçta ise eşitliği bozamazken, sarı-lacivertlilerin toplam 122 golüne, bordo-mavililer 121 golle yanıt verdi.



    -LİGDE DE FENERBAHÇE ÜSTÜN-

    Fenerbahçe ile Trabzonspor, lig tarihinde şimdiye dek 72 kez karşı karşıya geldi.


    İki ekip arasında bugüne kadar ligde yapılan maçlarda, sarı-lacivertlilerin, bordo-mavili takıma karşı galibiyetlerde 28-21'lik üstünlüğü bulunuyor. İki ekip arasında bugüne dek yapılan 23 lig karşılaşmasında ise eşitlik bozulmadı.


    Fenerbahçe'nin ligde attığı toplam 92 gole, Trabzonspor 80 golle yanıt verdi.


    İki takım arasında geçen sezon yapılan lig maçlarında Fenerbahçe deplasmanda 1-0 galip gelirken, İstanbul'daki karşılaşma 1-1 bitti ve Fenerbahçe şampiyonluğu Bursaspor'a kaptırdı.


    Diğer yandan, iki ekip geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nın finalinde de karşılaştı. Şanlıurfa'daki maçı 3-1 kazanan Trabzonspor, kupayı müzesine götürdü.



    -TRABZON'DAKİ MAÇLAR-

    Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında Trabzon'da yapılan maçlarda ev sahibi bordo-mavili takımın üstünlüğü bulunuyor.


    Şimdiye kadar Trabzon'da yapılan 41 resmi ve özel maçta Trabzonspor'un 19, Fenerbahçe'nin ise 12 galibiyeti bulunuyor. Taraflar Trabzon'daki 10 maçta ise eşitliği bozamadı.


    Hüseyin Avni Aker Stadı'nda Trabzonspor 50, Fenerbahçe ise 34 gol attı.


    Trabzon'daki 36 lig maçında ise Trabzonspor 15, Fenerbahçe 12 kez kazanırken, 9 maç eşitlikle sona erdi. Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki lig maçlarında bordo-mavililer 42, sarı-lacivertliler ise 33 gol kaydetti.



    -EN FARKLI SKORLU GALİBİYETLER-

    Fenerbahçe, Trabzonspor'u 5 Mart 1989'da Kadıköy'de 5-1 gibi açık farklı skorla yendi. Bu sonuç, iki takım arasında bugüne kadar yapılan maçlardaki en farklı skorlu galibiyet olarak da tarihe geçti.


    Sarı-lacivertliler ayrıca, 26 Ekim 1991'de Kadıköy'deki lig maçını 4-1, 2000-2001 sezonunda İstanbul'daki lig maçını 5-2, 2001-2002 sezonunda ise yine İstanbul'daki maçı 3-0 kazandı.


    Trabzonspor ise Fenerbahçe karşısındaki tarihindeki en farklı skorlu galibiyetlerini, 11 Ağustos 1992'de Kadıköy'de Şenol Çorlu'nun jübile maçında 4-1, 26 Aralık 1976 ve 9 Mart 1991 tarihlerinde de Trabzon'daki lig maçlarında 3-0'lık sonuçlarla aldı.



    -EN GOLLÜ MAÇLAR-

    İki takım arasındaki en gollü maç, 6 Ekim 1990'da Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yapıldı. Toplam 8 gol atılan lig maçında Trabzonspor, Fenerbahçe'yi 5-3 yendi.


    Bordo-mavililer ayrıca 21 Mayıs 1994'de Ankara 19 Mayıs Stadı'nda yapılan Başbakanlık Kupası maçında ve 6 Nisan 1997'de yine Trabzon'daki lig maçında rakibini 4-3'lük skorlarla yendi.


    Fenerbahçe ise 17 Ekim 1992'de Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki gol düellosundan 4-3 galip ayrılırken, 2000-2001 sezonunda İstanbul'daki lig maçını 5-2 kazandı.

  • UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Trabzonspor, deplasmanda Liverpool'a 1-0 yenildi.

    İlk yarıyı 1-0 yenik kapatan bordo-mavililer, ikinci yarıda Ngog ve Torres gibi oyuncuları sahaya süren Liverpool karşısında savunma güvenliğini ön planda tutmaya çalışırken, ender ataklarıyla da rakip kalede gol aradı, ancak başarılı olamadı.

     


Anayasa Değişikliğine destek verecek misiniz?

  • 58

    58%

  • 35

    35%

  • 5

    5%

  • 2

    2%