ANKARA (A.A) - İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu Başkanı Nizamettin Bilici, internet yayını yapan işitsel, basılı ve görsel medya organlarının sahiplerinin ve çalışanlarının aynı kategoride yer almasını sağlamak için örgütlendiklerini belirtti.



Bilici, yaptığı yazılı açıklamada, doğru internetin ve bilişimin toplum hayatında yaygınlaştırılması, zararlarının ortadan kaldırılıp yararlı olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu'nu kurduklarını ifade etti.



Federasyonun çalışmalarını yürütürken, ülkenin gelişmesi, yurt içi ve yurt dışında tanıtılması, evrensel hukuk normlarına uygun demokratik hukuk devleti anlayışının yerleşmesi, ulusal ve uluslararası boyutta barışa hizmet edilmesi, sivil toplumun kurumsallaşması ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerini arttırması konularını gözeteceğini kaydeden Bilici, hedeflerini şöyle sıraladı:



''İnternet standartlarının oluşumuna katkıda bulunmak, internet üzerinden işlenen insan hakları ihlallerini ve fikri sınai hak ihlallerini engellemek, internetin hukuku, sosyolojisi ve ekonomisi konusunu sağlamlaştırmak, bu sektörde çalışanların sosyal güvenlik sorunlarına eğilmek, sektörün tespiti konusunda araştırmalar yapmak.''

ANKARA (A.A) - Hacettepe ve Atılım Üniversitesi mühendislerinin ortak çalışmasıyla, halen pek çok bilinmeyeni barındıran beynin şifrelerinin çözümüne bir adım daha yaklaşıldı. Türk mühendislerin büyük oranda yerli kaynaklarla geliştirdiği sistem, beynin elektriksel işlemlerinin x, y, z koordinatlarını milimetrik olarak hesaplayabiliyor.


Uluslararası yayını yapılan ve patent başvuru hazırlıkları süren sistem sayesinde şizofreni, epilepsi gibi nörolojik hastalıklarla yetenek, zeka gibi kavramların da çok daha net olarak ortaya konulması bekleniyor.


Hacettepe Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğur Baysal ve Atılım Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Şengül'ün ortak geliştirdiği sistem, mevcut yöntemlere göre, düşük hata oranı, kolay kullanılırlığı, ucuz ve güvenilirliği ile bilim çevrelerinin de dikkatini çekiyor.


Doç. Dr. Uğur Baysal, yaptğı açıklamada elektronik ve biyomedikal mühendisi olarak beyin araştırmaları konusunda cihaz ve yazılım geliştirme üzerine yurt içi ve yurt dışı kaynaklı çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi.


Bir çeşit elektrik üreten cihaz olan beynin elektriksel aktivitelerinin yerinin doğru tespit edilmesinin önemine işaret eden Baysal, mevcut yöntemlerin insan faktörüne dayalı olarak çalıştığını ve hatalı sonuçlar verdiğini söyledi.


Doç. Dr. Baysal, Yrd. Doç. Dr. Şengül'ün doktora tez çalışmasının bir bölümünü oluşturan ve yaklaşık 4 yıl süren çalışmaları sonunda beynin elektriksel aktivitelerinin x, y ve z koordinatlarını hatasız şekilde belirlemeye yardımcı olan bir sistemi geliştirmeyi başardıklarını bildirdi.
Mevcut yöntemlerin bu koordinatları tespitinde 8 milimetreye kadar hata yaparken, geliştirdikleri sistemle bu hatayı 1 milimetrenin de altına düşürdüklerini belirten Baysal, ''Böylece sistemimizde, neredeyse hata payı yok diyebiliriz. Sistem, baş etrafında 360 dereceyi 7-8 dakikada dönerek sürekli fotoğraf çekimi yapıyor. Bu bilgiler doğrultusunda bilgisayar yazılımları ile elde edilen elektrot konumları da elektriksel işlevlerin yerini tespit etmede kullanılıyor'' dedi.


Yrd. Doç. Dr Gökhan Şengül de elektrotları renk kodlarıya tespit eden çalışmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:
''Her bir elektrodun fotoğraflarda ayırt edilmesi gerekiyor. Bunun için de bir görüntü işleme ve örüntü tanıma algoritması geliştirdik. Sistem, bu sayede tam otomatik olarak çalışır hale geldi. Böylece bilgisayarda tek tuşa basarak kamerayı baş etrafında döndürüyoruz. Fotoğraf makinesi, beynin içeriğini görmüyor ancak başın yüzey bilgisini alıyor.
Dönme bittikten sonra da fotoğraflar bilgisayara aktarılıyor ve bir başka butonla da elektrot konumları çıkarılıyor ve böylece bu tespitler kullanıma hazır hale geliyor.''


Şengül, Çalışmalarının, Annals of Biomedical Engineering dergisinde yayımlanarak uluslararası literatürdeki yerini aldığını da sözlerine ekledi.

LONDRA (CİHAN)- İngiliz bilim adamı Stephen Hawking, insanlığın büyük tehlike altında olduğunu belirterek, çıkış yolunu ise uzay olarak gösterdi.

 

'Big Think' adlı siteye mülakat veren Hawking; savaşlar, kaynak sıkıntısı ve aşırı nüfusun insan soyunu tehdit eden riskler olduğunu söyledi. Yüz yıl içinde böyle bir felaketi önlemenin zor olacağını belirten Hawking, "Uzun süre varlığımız koruyabilmek için tek şansımız uzaya yayılmak." dedi. Hawking, bu mümkün olana kadar insanlığın nükleer savaşlar gibi büyük felaketlerden korunması gerektiğini dile getirdi.

 

Dünyaya en yakın güneş sisteminin şimdiki teknoloji ile 50 bin yıllık uzaklıkta olduğu değerlendirildiğinde yaşanabilir gezegenler bulmak için insanlığın daha fazla çalışması gerektiği belirtiliyor.

ANKARA (A.A) - Türk akademisyenler, dünyada üzerinde çalışılan binlerce molekülden yalnızca bir tanesinin ilaca dönüşebildiği klinik ilaç çalışmalarına önemli ölçüde katkı sağlayabilecek projelere imza atıyor.

 


Atılım Üniversitesi kimya laboratuvarlarında, bugüne kadar geliştirilen yan etkilerinin mevcutlarına oranla daha az olacağı tahmin edilen onlarca model ilaç kompleksinin, tasarımı, sentezi, kanser gelişim mekanizmaları üzerindeki etkinliği ve toksisite mekanizmaları için gerekli tüm testler yapılabiliyor. Ayrıca biyoetkinliği saptanan yapılara ait ilaç hedef belirleme çalışmaları da farklı memeli hücre modellerinde test edilebiliyor.

 

Araştırmacılar, sentezledikleri moleküllerin ilaca dönüşmesi için uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapabilmek için laboratuvar alt yapılarını da tamamıyla yeniledi.

 

Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği ve Uygulamalı Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şeniz Özalp Yaman, platin içeren antitümör ilaçlarına karşı ilginin 1960'lı yıllarda Rosenberg'in platin komplekslerinin hücre bölünmesini durdurduğunu gösteren tesadüfi deneyi ile başladığını, günümüzde kanser ilacı olarak kullanılan Cisplatin'in Amerikan gıda ve ilaç kurumunca 1978 yılında antitümör ilacı olarak onaylandığını anımsattı.

 

Özellikle yumurtalık ve testis kanserlerinde çok etkin olduğu bilinen Cisplatin'in başarılı kemoterapik etkilerine nazaran, bulantı, kusma, böbrek rahatsızlıkları, sinir sisteminde meydana gelen deformasyonlar gibi pek çok önemli yan etkilere de sahip bulunduğuna işaret eden Yaman, ''Bu nedenlerle, daha etkin, kanser hastalarının yaşam kalitesini arttıracak, ağızdan alınabilecek, suda çözünebilir ve ilaç direncini yenmiş yeni platin ilaçlarının sentezi büyük bir önem taşıyor'' dedi.

 

Doç. Dr. Yaman, son beş yıldır TÜBİTAK ve AB gibi kurumların desteğiyle, kanser ilacı olma potansiyeli taşıyan çeşitli platin kompleksleri üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

LAS VEGAS (A.A) - İnternetin ve alan isimlerinin yönetiminden sorumlu Amerikan kuruluşu (Icann), siber korsanların kullanıcıları aldatmak için sahte siteler kullanmalarını engelleyecek yeni güvenlik önlemleri getirildiğini açıkladı.

 


Icann'in internet güvenliğinde uzman bir kuruluş olan Verisign ve ABD Ticaret Bakanlığı ile ortaklaşa geliştirdiği sistem, internet sitelerine yasal olduklarını ispat edecek bir "şifreli kimlik" tahsis ediyor.

 

Sistem, böylece bilinen ve meşru sitelere benzeyen sahte sitelere ve internet kullanıcılarının kişisel bilgilerini sağlayacak virüs ve kötü niyetli programları indirmelerine engel olacak.

 

Icann Direktörü Rod Beckstrom, yeni güvenlik önleminin tanıtımı amacıyla Las Vegas'ta düzenlenen konferansta, bunun her açıdan tarihi bir gelişme olduğunu söyleyerek, "Bu güvenlik sistemi bilgisayar kullanan herkes için iyi bir şey ve bizim için de çok şey ifade ediyor" dedi.

 

Örneğin Google gibi arama motorları, bir bankanın online işlem sayfasının gerçek olup olmadığını söyleyebilecek.

İSTANBUL (A.A) - Google, zararlı yazılımlar içeren veya Google'ın kalite ilkelerini herhangi bir şekilde ihlal eden siteler belirlendiğini bildirdi.

 


Google yetkililerinin yaptığı yazılı açıklamada, Google'ın, arama endeksinin kalitesini korumak için çalışmalar yaptığı belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:



''Zararlı yazılımlar içeren veya Google'ın kalite ilkelerini herhangi bir şekilde ihlal eden siteler belirlenmektedir. Tarayıcıların güvenlik açıklarından faydalanarak zararlı yazılımlar yükleyen (malware, spyware ve truva atları gibi virüsler) siteler, bu ilkeleri ihlal etmekte olup Google'ın endeksinden çıkartılabilir. Buna anahtar kelimeler ve benzeri web sitesi içeriklerini manipüle ederek istenmeyen arama sonuçları yaratan 'spam'ciler de dahildir ve düzenli olarak endeksimizden çıkartılmaktadırlar.''

KAYSERİ (A.A) - İnternetteki arama motorlarında yapılan aramalarda bulunan sonuçlar arasında art niyetli siteler olabileceği bildirildi.



Tüm İnternet Evleri Derneği (TİEV) İnternet Birliği Komisyonu Başkanı Hakan Topuzoğlu, yaptığı açıklamada, internette çok sık kullanılan arama motorlarının hackerlar tarafından art niyetli olarak sık kullanılan alanlardan biri haline geldiğini belirtti.



İnternet korsanlarının, arama motorlarının fazla bilinmeyen özellikleri nedeniyle internet kullanıcılarını mağdur edebildiğini ifade eden Topuzoğlu, şu bilgileri verdi:



''İnternet korsanları, arama motorlarının fazla bilinmeyen özellikleri sayesinde her gün kendine yeni kurban seçerek, bu kurbanların bilgilerine ulaşıyor. İnternet korsanları, hiç ilgisi olmayan konularda sahte linkler oluşturarak arama motorları sonuçlarına giriyorlar. Yeterli bilince sahip olmadıkları için aramalarda genellikle ilk sayfada üst sıralarda çıkan bilgileri doğru kabul edip bu internet sitelerine yönelerek, yanıltıcı ve virüs dolu bu linklere tıklayan kişiler, birçok tehlikeyi farkında olmadan çağırıyor. Kişilerin kimlik bilgileri ele geçiriliyor veya bilgisayarlarına zarar verilebiliyor.''



Bu konuda yapılan bir araştırmaya göre, bir aramada bulunan ilk 70 sonuçtan en az birinin yanıltıcı linklerden oluştuğunu belirten Topuzoğlu, bazı aramalarda bu oranın çok daha yüksek olabildiğini vurguladı.



Art niyetli site kurucularının anahtar kelimeler kullanarak, arama sonucunda ilk sıralarda çıkan sonuçlar arasında yer alabildiklerini dile getiren Topuzoğlu, şöyle devam etti:



''İnternet kullanıcıları biraz tembellikten, biraz da bilinçsizlikten dolayı tüm işlerini arama motoru sonucuna göre yapmayı tercih ediyor. Örneğin, TC kimlik numarası sorgulamak isteyen bir kişi, bu konudaki resmi siteleri araştırmak yerine, doğrudan arama motoruna 'TC Kimlik No Sorgulama' yazdığında resmi sitelerle hiç ilgisi olmayan siteler de sonuçlar arasında çıkmaktadır. Bu sitelerde ise virüs veya diğer zararlı içerik bulunması sebebiyle bilgisayarlarına zarar vermekte, hatta bilgisayarlarından bilgilerin başka yerlere gitmesine sebebiyet vermektedirler. Bu sorunlarla karşılaşmak istemeyenler gov.tr ile biten resmi siteleri tercih etmelidir.''



İnternet kullanıcılarının hangi sitelerin güvenli olduğu konusunda tereddüt yaşadığını, bu nedenle devlet kurumlarına iş düştüğünü savunan Topuzoğlu, devlet kurumları tarafından sitelerin güvenilirliklerinin puanlandırılması gerektiğini ve iyi puan alan sitelere ''Güvenilir Site'' logosu verilmesi gerektiğini kaydetti.

MOSKOVA (CİHAN)- Moskova'nın dışında bulunan Rusya Uzay Kontrol Merkezi'nden yapılan açıklamada iki Rus kozmonot Fyodor Yurçihin ve Mihail Kornienko bakım ve onarım işleri için Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (UUİ) dışına çıkarak uzay yürüyüşü gerçekleştirecekleri belirtildi. Bir buçuk saat gecikme ile program TSİ 09:11'de başladı.


Erzak transfer araçlarının gelişini gözetlemek için var olan kameranın değişimi ve Rus yapımı Rassvet modülünün kablolarını yerleştirmeleri beklenen astronotlar, 5 saat 55 dakika uzay istasyonunun dışında kalacak.


Mini bir laboratuvar ve depo olarak kullanılması planlanan Rassvet modülü Mayıs ayında uzaya gönderilmişti. Kontrol Merkezi'ne gelen ses kayıtlarında astronotlardan birinin "Yürüyüş için dışarısı harika değil mi?" dediği dikkat çekti.


Uzay yürüyüşlerinde deneyimli olan Yurçihin dördüncü kez dışarı çıkarken, Kornienko'nun ilk kez böyle bir yürüyüş gerçekleştirdiği gelen bilgiler arasında.


ANKARA (A.A) - Reklam gelirlerini arttırmak isteyen internet siteleri, elde ettiği kazançlarını kullanıcılarla paylaşıyor, böylece interneti sık kullananlara ek gelir kapısı açılıyor.



İnternetteki bazı sitelere giriş yapılması o sitenin reytingini artıyor, dolayısıyla da reklam gelirleri artıyor. Reklam gelirlerini arttırmak isteyen siteler de kazançlarını kullanıcılarla paylaşıyor.



Sanal ortam üzerinde gündelik yapılan işlemlerden birçok kullanıcı para kazanıyor. İnternet sitelerinin kendi reklam gelirlerini büyütmek ve daha çok ziyaretçi çekmek amacıyla gelirlerini kullanıcılarla paylaşması ek gelir elde etmek isteyenlere alternatif oluyor. Para kazanmak isteyenlerin, internette sörf yaparak, reklamlara tıklayarak, e-mail okuyarak hedeflerine ulaşabilmelerinin yanında birçok farklı kazanç yöntemi de bulunuyor.

 


İnternette sörf yapmak, reklamlara tıklamak gibi para kazanma yöntemlerinin literatürdeki adı, 'Affiliate Marketing', satış ortaklığının (komisyonculuğun) internet üzerinden yapılması anlamına geliyor.



Son yıllarda internet ticaretinde en çok prim yapan sistemlerden birisi olan 'Affiliate Marketing', isteyen herkese internet üzerinden para kazanma fırsatları sunarken ürün ya da hizmet sahiplerine de büyük kazançlar sağlıyor.



İnternetten yararlanıp, aynı zamanda da masraf yapmadan kazanç elde edebilmek için kullanıcıların başvurduğu yöntemler şöyle:



-İNTERNETTE ANKET DOLDURARAK KAZANMA-

Artık kamuoyu araştırmasını internet sayesinde yapan internet şirketleri, bunun için kullanıcılara para ödüyor.
İnternet başında geçirilen zaman arttıkça gelir de otomatik olarak artıyor. Ayrıca anket süresi uzadıkça, anketin verdiği para da artıyor. Örneğin, 15 dakikalık bir anketten ortalama 10 dolar kazanılabiliyorken, 20 dakikalık bir anketten ortalama 25 dolar kazanç sağlanabiliyor.



-WEB SİTESİ GÖRÜNTÜLEYEREK PARA KAZANMA-

Google kendi sitesine giriş yapanlara ya da Google'da arama yapanlara başka sitelerin reklamlarını göstererek para kazanıyor. Kendi sitesine parayla görüntülenmesi için reklam alan ve bu paralarla kendine şirket kuran Google, bir arama motoruyken, şu anda bir şirket olarak, internetten para kazanmanın en güzel örneği olarak gösteriliyor.



Web sitesi görüntüleyerek para kazanmak isteyen internet kullanıcıları, bu işi yapan sitelere üye olup, sitedeki reklam linklerine tıklayıp, onları izleyerek para kazanabiliyor.




-REKLAM İZLEYEREK KAZANMA-

İnternet reklamcılığının gelişmesi, reklam videoları izleyerek para kazanma gibi sistemlerin ortaya çıkmasına vesile olurken, konuyla ilgili sitelere üyelik işlemlerinin ardından, verilen reklamlar izlenerek puan kazanılıyor, bu puanlar sonra paraya dönüştürülebiliyor.



-MAİLLERE DÜŞEN LİNKLERE TIKLAYARAK PARA KAZANMA-

Dünya üzerindeki milyonlarca internet kullanıcısının sahip olduğu e-mail hesaplarına, reklamcılar tarafından atılan linklerle kendi reklamlarının ulaşımı sağlanıyor. Çoğu Şirket bunu yasal olmayan yollardan yapmasına rağmen, gönderdiği reklamları görüntülemeniz ve tıklamanız karşılığında ödeme yapan şirketler de bulunuyor.



Bu işlem, internet üzerindeki her site güvenilir olmadığından dolayı, reklamların görüntülenmesine rağmen para verilmemesi ve 1 ay sonra sitelerini kapatılması gibi riskler de taşıyabiliyor.




-İNTERNET DOLANDIRICILARI HER YOLU DENİYOR-

Öte yanadan internet, ek gelir kazanmak isteyenlere değişik fırsatlar tanırken, sistemli bir şekilde konuya hakim olamayanlardan yararlanmak isteyen dolandırıcılar da sanal alemde yerlerini alıyor.



Dolandırıcılar birçok kullanıcıyı, Facebook, Twitter, MySpace gibi bir sosyal ağdaki bir kullanıcı hesabını çalarak, ekonomik güçlüğe düşen, borcunu ödeyemeyenlere internet, telefon, posta gibi yollarla ulaşarak gösterilen veya yatırılan teminatları türlü şekillerde çalarak kayıplara karışıyorlar.



Kişi hesabından izinsiz para çekebilen şirketler, bankadan gelmiş gibi duran ciddi bir e-posta veya ciddi bir görevliyle telefon konuşmalar yaparak, kurbanı hesap bilgilerinde güvenlik riski oluştuğu gerekçesiyle kandırabiliyor.

ANKARA (A.A) - İnsanlar yeryüzünde var oldukları günden bu yana radyasyonla birlikte yaşıyor, doğal ve yapay yollardan radyasyona maruz kalıyor.

 


Radyasyon doğal ve yapay veya iyonlaştırıcı radyasyon ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon olmak üzere ikiye ayrılıyor.
Doğal radyasyon kaynaklarının başında toprak ve güneş geliyor. Güneşin yanı sıra uzayın derinliklerinden ve hatta galaksilerden, atmosfer içindeki atomlarla etkileşerek gama radyasyonu olarak dünyaya gelen kozmik ışınlar da doğal radyasyon kaynakları olarak biliniyor. Işık görünen, ısı da hissedilen bir radyasyon kaynağı.
Dünyamız da bir miktar radyoaktif. Yani havasında, suyunda, toprağında doğal radyoaktif maddeler bulunuyor. Yeryüzünde granit, kum taşı, kireç taşı gibi bazı kayalar, uranyum, toryum ile potasyon-40 gibi doğal radyoaktif maddeleri yapısında bulunduruyor. Bunlardan elde edilen malzemelerle kullanılarak yapılan binalar da doğal radyasyon kaynağı.

 

Radyasyonun tehlikeli olması ışınlama derecelerine, yani maruz kalınan radyasyon miktarına bağlı. Yapay radyasyon kaynaklarından korunmak için pek çok yöntem bulunmakla birlikte, doğal radyasyonun tümünden korunmak mümkün olmuyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın verilerine göre, doğal radyasyon nedeniyle tüm canlılar yıllık ortalama 2,8 milisivert (mSv) radyasyona maruz kalıyor. Bu miktarın yüzde 85'i doğal kaynaklardan yani topraktan, güneşten ve uzaydan gelen kozmik ışınlardan kaynaklanıyor. Geriye kalan yüzde 14'ü tıbbi ışınlamalar ve yüzde 1'i de insan yapımı (nükleer silah denemeleri nedeniyle atmosfere salınmış radyoaktivite ve nükleer santral) unsurlardan kaynaklanıyor.


-EN SAĞLIKLI EV AHŞAP EV-


İnsan hayatı boyunca en fazla maruz kaldığı doğal radyasyon radon gazı (Dünyanın oluşumundan itibaren yerkürenin içerisinde bulunan uranyum, toryum gibi radyoaktif maddeler bozunarak radon gibi maddelere dönüşüyor). Topraktan sızan bu gaz özellikle kapalı alanlarda toplanıyor.

 

Brezilya, Hindistan'ın bazı plajları, İran'ın bazı bölgeleri ile Norveç, İsveç gibi kuzey ülkelerinde doğal radyasyon daha çok bulunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın verilerine göre radonda dünya ortalaması 400 Bekerel/metreküp (Bq/m3), Türkiye ortalaması ise 52 Bq/m3. Yani Türkiye'de korkulacak düzeyde bir radon birikimi söz konusu değil.

 

Buna rağmen kapalı ortamlara çok dikkat etmek gerekiyor. Bu gaz binalarda yeraltından sızarak binalarda duvar ve tesisat boşluklarına sızarak odaların içerisine giriyor. Ortalama olarak da kapalı bir ortamda 24 saate bir en üst seviyeye ulaşıyor.

 

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanı Dr. İsmail Hakkı Arıkan, ''Bu gazdan korunmanın tek çaresi en az 24 saatte bir evleri 15 dakika havalandırmaktır'' diye konuştu.

 

Radon gazı topraktan çıkan ve yerden yükselen bir gaz olduğunu, bu nedenle giriş veya bodrum katlarında oturan insanların radona daha çok maruz kaldığına da işaret eden Arıkan, ''Havalandırılmamış odada bir de sigara içilirse, radon ve sigara kanseri tetikleyen en önemli unsurlardan biri'' dedi.

 

Radon, çimento, kiremit gibi topraktan üretilen yapı malzemelerinde de bulunduğu için ahşap evlerin daha sağlıklı olduğu belirtiliyor.


-GIDALARDAKİ RADYASYON-


Toprakta olan doğal radyasyon nedeniyle gıdalarda da radyasyon bulunuyor. Gıdalar içerisinde de ayçiçeği, havuç, patates, kuruyemiş, maden sularında diğer gıdalara göre daha yüksek radyasyon bulunuyor.

 

Arıkan, düşük düzeyli radyasyondan korkulmaması gerektiğini, hatta bunların vücut için ihtiyaç olarak bile nitelendirilebileceğini kaydetti.

 

Hastanede çekilen filmlerin de iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olduğuna işaret eden Arıkan, film çektirince radyoaktif olunmadığını ve film çektiren kişinin de sanıldığı gibi etrafa radyasyon yaymadığını söyledi.

 

Arıkan, ''Filmler x ışını denilen radyasyonla çekiliyor. Lambadan gelen ışık gibi düğmeye basıldığı zaman ışık geliyor, düğmeye basıldığında da bitiyor. Vücutta birikimi söz konusu olmuyor'' dedi.


-YAPAY RADYASYON KAYNAKLARI-


Yapay radyasyon kaynakları, insan yapısı yapay radyasyon kaynakları x ışınlarının ve nükleer reaktörlerin keşfinden sonra insanlığın hizmetine yaygın olarak sunuldu.

 

Yapay radyasyonun fabrikalarda, eğitimde, endüstride, tarımda bir çok uygulama alanı bulunuyor. Cep telefonları, elektrikli aletler, fön makinesi, traş makinesi, mikrodalgalar iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynaklarından bazıları.

 

İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun çok net sonuçları olmasa da bazı bilimadamları psikolojik etkilerinden kansere kadar birçok şeye yol açtığını belirtiliyor. Radyasyonun zararları tam olarak tespit edilmediği için bu tür kaynakların minimize edilmesi gerektiğine işaret eden Arıkan, TAEK olarak bu nedenle hava alanlarına konulmak istenen insan görüntüleyen cihazlara izin vermediklerini belirtti.


-YAPAY RADYASYONDAN KORUNMAK İÇİN ÖNERİLER-


Yapay radyasyon konusunda araştırma yapan Gazi Üniversitesi Noniyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi'nin elektromanyetik radyasyondan korunmak için önerileri şöyle:
''-Kullanmadığınız elektrikli aletleri ya kapalı tutunuz ya da fişten çıkarınız.

 


-Düşük radyasyonlu bilgisayar ekranı kullanmaya özen gösteriniz ya da ekran filtresi kullanınız, mümkünse plazma ekran tercih ediniz.

 

-Ekonomi (halojen ve flüoresan) lambaları okuma lambası olarak kullanmamaya özen gösteriniz.

 

-Dinlendirici bir uykuya geçmek için en ideal koşulun yatak odasında TV ve bilgisayar bulundurmamak veya bu cihazların tamamen kapalı konumda olmasını sağlamak olduğunu hatırlayın.

 

-Elektrikli battaniyeyi yatağa girmeden kapatınız.

 

-Elektrikle çalışan radyolu çalar saatleri başınızdan mümkün olduğunca uzakta tutunuz, mümkünse pille çalışanlarını tercih ediniz.

 

-Güçlü elektromanyetik alanlar pineal bezden melatonin salgılanmasını etkiler. Saç kurutma makinesinin manyetik alanı yüksektir, bu nedenle sürekli kullanmak yerine aralıklarla kısa süreli kullanınız.

 

-Cep telefonlarını sohbet amaçlı kullanmayınız. Cep telefonunuz kullanmadığınız sürede mümkünse kapalı olsun.

 

-Cep telefonu kullanımının beyin aktivitesinde etkili olduğu gösteren çalışmalar var. Çocuklarda sinir sistemi ve başın gelişimine devam ediyor olması dolayısıyla, çocukların ve gençlerin yetişkinlerden daha çok risk altında olduğu bir gerçektir. Bu nedenle 16 yaş altındaki çocukların cep telefonu kullanmamaları, kullanmalarının zorunlu olması durumunda ise günde 10 dakikayı geçmemeleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilmektedir.

 

-Cep telefonu kullanırken kesinlikle kulaklık kullanınız. Cep telefonunu açıksa kendinizden en uzak mesafeye bırakınız.

 

-Dizüstü bilgisayarlar (LCD ekran) şarjlı kullanıldığında düşük EM alana sahiptir, uzakta şarj ediniz.

 

-Fotokopi makinelerinden (yüksek manyetik alan) en az 50 cm uzakta durunuz.

 

-Elektrikli tıraş makinesini mümkünse şarjlı kullanmayı tercih ediniz.

 

-TV ekranlarından (ön ve arkasından) en az 2 m uzakta bulununuz.

 

-Elektrikli daktiloları kullanmadığınızda fişten çıkartınız.

 

Bu arada dünyada radyasyonun yararlı olduğuna dair bilimsel çalışmalar da yapılıyor. Örneğin farelerde düşük seviyeli radyasyonla ilgili deneyler sonucunda, farelerin üremelerinin, hastalıklara karşı direncinin arttığı, enfeksiyonların da iyileştiği görüldü.

        

  • A Milli Basketbol takımımız 2010 FİBA Dünya Şampiyonası'na iyi bir başlangıç yaptı. Şampiyonada C grubunda mücadele eden dev adamlar ilk maçında Fildişi Sahili'ni 86-47 yendi. A milli takımımız şampiyonanın ikinci maçını Rusya ile saat 21.00'de oynayacak. .

  • HELSİNKİ (A.A) - UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Beşiktaş, rövanşta Finlandiya'nın HJK Helsinki takımını 4-0 yenerek gruplara kaldı.

     

  • Spor Toto Süper Lig'in 2. haftasında Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında Avni Aker Stadı'nda oynanan maç ev sahibi takımın 3-2'lik galibiyeti ile sona erdi.


  • İSTANBUL (A.A) - Trabzonspor ile Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de yarın yapacakları maçla birlikte tarihte 103. kez karşı karşıya gelecek.


    Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 13 Şubat 1974 tarihinde yapılan ve 0-0 berabere sonuçlanan Türkiye Kupası çeyrek final maçıyla başlayan 36 yıllık rekabette, galibiyet sayısında Fenerbahçe'nin üstünlüğü bulunuyor.


    Fenerbahçe, geride kalan maçlardan 38'ini kazanırken, Trabzonspor 36 kez galip geldi. Taraflar 28 maçta ise eşitliği bozamazken, sarı-lacivertlilerin toplam 122 golüne, bordo-mavililer 121 golle yanıt verdi.



    -LİGDE DE FENERBAHÇE ÜSTÜN-

    Fenerbahçe ile Trabzonspor, lig tarihinde şimdiye dek 72 kez karşı karşıya geldi.


    İki ekip arasında bugüne kadar ligde yapılan maçlarda, sarı-lacivertlilerin, bordo-mavili takıma karşı galibiyetlerde 28-21'lik üstünlüğü bulunuyor. İki ekip arasında bugüne dek yapılan 23 lig karşılaşmasında ise eşitlik bozulmadı.


    Fenerbahçe'nin ligde attığı toplam 92 gole, Trabzonspor 80 golle yanıt verdi.


    İki takım arasında geçen sezon yapılan lig maçlarında Fenerbahçe deplasmanda 1-0 galip gelirken, İstanbul'daki karşılaşma 1-1 bitti ve Fenerbahçe şampiyonluğu Bursaspor'a kaptırdı.


    Diğer yandan, iki ekip geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nın finalinde de karşılaştı. Şanlıurfa'daki maçı 3-1 kazanan Trabzonspor, kupayı müzesine götürdü.



    -TRABZON'DAKİ MAÇLAR-

    Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında Trabzon'da yapılan maçlarda ev sahibi bordo-mavili takımın üstünlüğü bulunuyor.


    Şimdiye kadar Trabzon'da yapılan 41 resmi ve özel maçta Trabzonspor'un 19, Fenerbahçe'nin ise 12 galibiyeti bulunuyor. Taraflar Trabzon'daki 10 maçta ise eşitliği bozamadı.


    Hüseyin Avni Aker Stadı'nda Trabzonspor 50, Fenerbahçe ise 34 gol attı.


    Trabzon'daki 36 lig maçında ise Trabzonspor 15, Fenerbahçe 12 kez kazanırken, 9 maç eşitlikle sona erdi. Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki lig maçlarında bordo-mavililer 42, sarı-lacivertliler ise 33 gol kaydetti.



    -EN FARKLI SKORLU GALİBİYETLER-

    Fenerbahçe, Trabzonspor'u 5 Mart 1989'da Kadıköy'de 5-1 gibi açık farklı skorla yendi. Bu sonuç, iki takım arasında bugüne kadar yapılan maçlardaki en farklı skorlu galibiyet olarak da tarihe geçti.


    Sarı-lacivertliler ayrıca, 26 Ekim 1991'de Kadıköy'deki lig maçını 4-1, 2000-2001 sezonunda İstanbul'daki lig maçını 5-2, 2001-2002 sezonunda ise yine İstanbul'daki maçı 3-0 kazandı.


    Trabzonspor ise Fenerbahçe karşısındaki tarihindeki en farklı skorlu galibiyetlerini, 11 Ağustos 1992'de Kadıköy'de Şenol Çorlu'nun jübile maçında 4-1, 26 Aralık 1976 ve 9 Mart 1991 tarihlerinde de Trabzon'daki lig maçlarında 3-0'lık sonuçlarla aldı.



    -EN GOLLÜ MAÇLAR-

    İki takım arasındaki en gollü maç, 6 Ekim 1990'da Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yapıldı. Toplam 8 gol atılan lig maçında Trabzonspor, Fenerbahçe'yi 5-3 yendi.


    Bordo-mavililer ayrıca 21 Mayıs 1994'de Ankara 19 Mayıs Stadı'nda yapılan Başbakanlık Kupası maçında ve 6 Nisan 1997'de yine Trabzon'daki lig maçında rakibini 4-3'lük skorlarla yendi.


    Fenerbahçe ise 17 Ekim 1992'de Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki gol düellosundan 4-3 galip ayrılırken, 2000-2001 sezonunda İstanbul'daki lig maçını 5-2 kazandı.

  • UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Trabzonspor, deplasmanda Liverpool'a 1-0 yenildi.

    İlk yarıyı 1-0 yenik kapatan bordo-mavililer, ikinci yarıda Ngog ve Torres gibi oyuncuları sahaya süren Liverpool karşısında savunma güvenliğini ön planda tutmaya çalışırken, ender ataklarıyla da rakip kalede gol aradı, ancak başarılı olamadı.

     


Anayasa Değişikliğine destek verecek misiniz?


Warning: mysql_fetch_array(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/habersa/domains/habersahifesi.com/public_html/content_right.php on line 540